İlk orta ve lise yıllarım

Olimpiyat anıları İlk orta ve lise yıllarım Neden fizik öğretmenliği Üniversite nasıl bitti Göreve başlıyorum Öğretmenliğin ilk ayları Fizik olimpiyatları nedir? Olimpiyatla tanışıyorum İlk başarımız İkinci başarımız Milli takıma doğru Talihsiz hastalık Salih Adem dönemi Olimpiyatlarda yetenek Hedef şampiyonluk Kabardin dönemi Proje yarışmaları Çin macerası Avustralya zirvesi İzmirde son yılım Katma değerler Öğrencilerimin listesi Ödül alanlar listesi Türkiyenin yeri Ülke sıralamaları Ev sahibi ülkeler

Home
Up

 

  İLK, ORTA VE LİSE YILLARIM

Daha ilkokuldayken matematiğe büyük bir ilgim vardı.Derslerde verilenler ile yetinmez büyüklerin zor sorular sormalarından ve onlara cevaplar bulmaktan hoşlanırdım.İlkokul ve ortaokulda sürekli sınıf  birincisi oluyordum. Babam astsubay olmasından dolayı Türkiye'nin değişik yörelerinde okudum.Bu durum aslında aldığım eğitim açısından önemli bir dezavantaj oluşturuyordu. En önemli eksi tarafı ise ilkokul 5nci sınıftan sonra olan Bornova Maarif Kolejinde ( Bornova Anadolu Lisesi ) okuma şansım olduğu halde babamın tayininin Van-Erciş’e çıkmasından dolayı bu fırsatı göz göre kaçırmamız olmuştu.Batıda ilk dört yıldan sonra doğuda iki yıl okudum.Doğal olarak bu durum bende bir gerileme oluşturdu.

Orta ikinci sınıfta tekrar Adana merkeze tayinimiz çıkınca devam ettiğim Ziyapaşa Ortaokulunda oluşan bu eksikleri telafi etmek yaklaşık olarak bir kaç ayımı aldı.Bu okuldaki ilk dönemin sonunda sınıf birinciliğini yine ele geçirdim.Orta ikinci sınıfta  her iki dönem de topladığım not 120 üzerinden 110 idi. Bu ortalama bana yetmedi ve orta son sınıfta ilk dönem 120 üzerinden  115  ve ikinci dönem 120 puan toplayarak okul birincisi oldum. Bütün notların 10 olması aynı zamanda bu okul tarihinde yaşanmış ikinci olaydı.O yıllarda maarif koleji yada yabancı okullara gidemeyen öğrenciler için bir başka şans Ankara Fen Lisesi idi.Henüz diğer Fen Liseleri açılmamıştı. Ancak bu okul sadece 96 öğrenci alıyordu ve bütün Türkiye'den 20 bin kadar öğrenci seçme sınavına giriyordu.Maarif kolejlerinde okuyan ve dolayısıyla benden bir yaş büyük olan , özel hazırlık  dershanelerine giden ve üç büyük şehirde okuyan rakiplerim vardı. Ben hiç bir özel hazırlık yapmaksızın Türkiye 300ncüsü olabildim ve Ankara’ya gidemedim.

Okulda yaşadığım diğer önemli deneyim de ortaokullar arası TÜBİTAK matematik yarışması idi. Öncelikle okul içinde  bu sınava girecek 3 öğrencinin okulumuzdaki 1000 kadar orta 3 öğrencisi arasından seçilmesi gerekiyordu. Orta 3'lerin her şubesinden en başarılı 1-2 öğrenci toplam 30-40 öğrencinin katıldığı eleme sınavında ikinci gelerek üç kişilik okul takımına seçildim. Okul takımına seçilince bu defa yıl sonunda yapılacak bölgesel yarışma için hazırlık dönemim başladı.Yaklaşık bir ay kadar şu anda ismini hatırlamadığım okul dışından bir matematik öğretmeni ile birlikte çalıştım.Daha önceki yıllarda sorulmuş olan soruların hepsini çözecek zaman  bulamadım ama az da olsa soru tipleri hakkında bir fikrim oldu.İşin kötü tarafı o yıllarda klasik – modern matematik müfredatları farklıydı ve ben klasik matematik çalışmıştım.Sınavda ise modern matematik soruları gelince ilk anda moralim bozulmuştu. Sınav doğal olarak çok da iyi geçmemişti. Beş sorudan üç kadarını yaptığımı hatırlıyorum.Sınav sonrası başarılı olabileceğim aklımın ucundan bile geçmiyordu. Ama daha sonra Akdeniz Bölge üçüncüsü olduğumu öğrendim ki bu benim için ilk defa TÜBİTAK adında bilime destek veren bir devlet kuruluşuyla tanışma demekti. Ödül olarak TÜBİTAK bana burs bağlamıştı.Meslek hayatına girdikten sonra öğrencileri yarışmalara hazırlama düşüncesinin temelinde sanırım bu ilk deneyim yatmaktadır. Belki de daha iyi şartları sağlayarak öğrencilere çok daha iyi başarıları kazandırma arzusu daha o yıllarda benliğime yerleşmişti. 

Matematik dışında en çok sevdiğim ders Resim ve İngilizce idi. Ortaokul birinci sınıfta babamın Ankara'dan getirdiği orta boy Red House sözlüğü en önemli kaynağımdı.O yıllarda şimdiki gibi CD'ler, renkli kitaplar, videolar, yabancı TV programları yoktu. Oldukça zor şartlarda kendi kendime dil öğrenmeye çalışıyor ve kelime ezberliyordum. Yaptığım bütün resimler okulda sergilenirdi. Yakınımdaki insanlarını portrelerini yapardım.Hatta kendi evimizin duvarlarına bir resim sergisi açmıştım. Okuldaki arkadaşlara resim yapar, karşılığında pul alır ve bu pullarla koleksiyon oluştururdum.Mahallemizde atletizm turnuvaları düzenler, rekorları kaydederdim. Mahallemizin futbol takım kaptanıydım ve bekte oynardım.

SONRAKİ SAYFA