Neden fizik öğretmenliği

Olimpiyat anıları İlk orta ve lise yıllarım Neden fizik öğretmenliği Üniversite nasıl bitti Göreve başlıyorum Öğretmenliğin ilk ayları Fizik olimpiyatları nedir? Olimpiyatla tanışıyorum İlk başarımız İkinci başarımız Milli takıma doğru Talihsiz hastalık Salih Adem dönemi Olimpiyatlarda yetenek Hedef şampiyonluk Kabardin dönemi Proje yarışmaları Çin macerası Avustralya zirvesi İzmirde son yılım Katma değerler Öğrencilerimin listesi Ödül alanlar listesi Türkiyenin yeri Ülke sıralamaları Ev sahibi ülkeler

Home
Up

 

NEDEN FİZİK ÖĞRETMENLİĞİ

İlk orta ve lise yıllarımda ileride hangi mesleğe atılacağıma dair çok net bir düşüncem yoktu. Bizim zamanımızda elektronik ve bilgisayar mühendislikleri, hukuk tıp işletme gibi bölümler popülerdi.Eğitim o yıllarda pek değer verilmeyen para kazandırmayacak bir bölüm olarak görülüyordu. Genetik olarak zeki ve çalışkan bir öğrenci olduğumu biliyordum.Ailem ve akrabalarım da bunun farkındaydılar.Bu nedenle olsa gerek başta ailem olmak üzere yakın çevrem öğretmenliği tercih etmeme karşı çıkmışlardı. Bu kararımdan vaz geçirebilmek için ellerinden ne geliyorsa yaptılar. Bu ikazları için onlara teşekkür ediyorum.Gerçekten de dedikleri çıktı : Fakir bir aileden gelmemden dolayı benim için lüks olan öğretmenlik sayesinde gelir olarak mütevazi bir hayatım oldu ve itibar açısından da yine normal sayılabilecek bir düzeye ulaştım.Ama aklı başında bir insan olarak seçimimin sonuçlarına katlanmam gerekiyordu.

Lise yılllarında derslere karşı oldukça ilgisizdim.Derslerin yerine doğa , evren ve felsefe ile ilgileniyordum. Lise son sınıfta Adana’nın Pozantı ilçesindeydik.Pozantı da o yıllarda oldukça küçük bir yerleşimdi. Toros dağları üzerinde minik bir yayla kasabasıydı. Çok güzel suları temiz havası ve insanı büyüleyen dağları vardı. Bu küçük yerleşim şehirden ve medeniyetten çok uzaktaydı.Adana’ya çok nadir olarak gidebiliyordum. Dünyadaki gelişmeler, iş dünyasındaki trendler, sanayileşme ve modern teknolojiler konularında gelişmeleri yakından takip edemiyordum.Eve çoğu zaman gazete bile girmiyordu.Dergi vs yayınlar lüksdü. Sosyal hayat sıfırdı.Burası adı ilçe olan bir  köy gibiydi.Doğa ile başbaşa kalmak evreni düşünmek ve anlamaya çalışmak için sakin ve huzurlu bir beldeydi.Sanırım fizik tercihimde bu tür çevresel etkilerin önemi oldu.

İlçe küçük olduğu için bir ÖSS hazırlık  dersanesi yoktu.Doğal  olarak üniversite tercihleri konusunda oldukça bilgisiz kaldım.Okulda da rehberlik hocamız yoktu. Zaten bir kısım dersler boş geçiyordu.Ben ortaokuldan kalan bilgilerle hemen hiç bir hazırlık yapmaksızın üniversite sınavına girdim.Tercih zamanı geldiğinde ise çok da fazla düşünmeden arkadaşlarımın etkisi ile Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fizik bölümünü yazdım.Beni biraz ikna eden taraf Boğaziçi üniversitesinin isminin iyi bir isim olması idi. Eğitim ve öğretmenlik o sıralarda bana makul bir tercih gibi gelmişti. O sıralarda bu tercihin ilerde ekonomik olarak beni zorlayacağını biliyordum. Ama iyi bir üniversitenin yeni açılan bir bölümü önemli bir fırsat kapısı da olabilirdi. İlerleyen bölümlerde göreceğiniz madalyaların temelde bu tür bir tercihe bağlı olması bu fırsatlardan birisi olarak düşünülebilir. Önümüzdeki günlerde oluşacak olan başka gelişmeler de umarım fırsatlar konusunda o yıllara ait olan düşüncemi haklı çıkarır.

SONRAKİ SAYFA