Göreve başlıyorum

Olimpiyat anıları İlk orta ve lise yıllarım Neden fizik öğretmenliği Üniversite nasıl bitti Göreve başlıyorum Öğretmenliğin ilk ayları Fizik olimpiyatları nedir? Olimpiyatla tanışıyorum İlk başarımız İkinci başarımız Milli takıma doğru Talihsiz hastalık Salih Adem dönemi Olimpiyatlarda yetenek Hedef şampiyonluk Kabardin dönemi Proje yarışmaları Çin macerası Avustralya zirvesi İzmirde son yılım Katma değerler Öğrencilerimin listesi Ödül alanlar listesi Türkiyenin yeri Ülke sıralamaları Ev sahibi ülkeler

Home
Up

 

İZMİRDE GÖREVE BAŞLIYORUM

Okuldan mezun olduktan sonra MEB tarafından düzenlenen bir sınava girdim. Yaklaşık 2000 kadar fizik öğretmeninin girdiği bu sınavda Türkiye İkincisi olunca bakanlık tarafından Tekirdağ Anadolu Lisesine tayin edildim.O yıllarda ailem İzmir’deydi.İzmir de bir özel okulda çalışmak fikri kulağa hoş geliyordu. Bazı arkadaşların tavsiye ve referansı ile İzmir Özel Yamanlar Kolejine müracaat ettim ve teklifim kabul edildi. Aslında İstanbul'da bir özel okul da olabilirdi. Ama özel okullar o yıllarda sanırım henüz mezun vermeyen  ( ilk mezun bendim ! ) bölümümüzün farkında değillerdi ve dolayısıyla da bölüm mezunlarına davet türü teklifler henüz olmamaktaydı.( Şimdilerde eğitim fakültesi daha öğrenciler alt sınıflardayken bile okulları üniversiteye davet ediyor yada Enka benzeri okullar öğrencileri mezun olmadan önce tanışma toplantılarına çağırıyorlar. ) Kendi imkanlarınızla okullara gidip müracaat etmeniz gerekiyordu.Bu konuda biraz gevşek davrandım.Biraz da ekonomik gücümün yetersiz oluşu bunda etken oldu.Zaten büyük zorluklarla üniversiteyi bitirmiştim. Ve acilen bir yerlere girip işe başlamam gerekiyordu.İş görüşmeleri yapacak kadar zaman ve enerjim yoktu.Robert Koleji gibi bir okulda öğretmenlik aslında fena olmazdı. Ama nedense böyle bir teşebbüsüm de olmadı. Zaten olsaydı bile bu tür okulların yaklaşık 10 yıl kadar tecrübeli öğretmenler aldıkları gerçeğinden dolayı sonuç almam zor olacaktı.İddialı okulların tecrübeli öğretmen arayışları gayet doğal bir eğilim.Devlet Fen Liselerinde bile 5 yıl tecrübe şartı arama bir gelenek halindeydi.

Daha sonra anlatacağım üzere olimpiyat çalışmaları çok özel çalışma şartları gerektiren kritik bir alandı.Bir kere okulunuz yatılı değilse bu bir dezavantaj olabilirdi.Yatılı bir okulda öğrenciler ile daha etkin çalışmalar yapmak en azından fiziksel yakınlık açısından daha kolaydı. Fiziksel yakınlık konusunun daha sonra 96 yılında milli takıma öğrenci veremememizde nasıl önemli bir etken olduğunu ve adeta olimpiyat çalışmalarını bırakmama neden olduğunu ilerleyen sayfalarda istatistiklerle  anlatacağım.İkinci olarak başarılara ihtiyacı olan ve gerekirse bu konuda kaynakları seferber etmeye hazır olan bir okul benim hedeflerim açısından daha iyi bir seçimdi. Bu açılardan bakarsanız Yamanlar Koleji sonuçları itibariyle olimpiyat çalışmalarına uygun bir tarla gibiydi

Okuldan ayrıldıktan sonra bana en çok yöneltilen sorulardan biri “belli bir cemaate yakınlığı ile bilinen bir okulda neden bu kadar uzun süre çalıştın “ şeklindeydi. İlk olarak girdiğim 88 li yıllarda bu tür bir ilişki gündemde değildi.Bu tür basın haberleri 95 li yıllarda sıklıkla ortaya çıkmıştı.İkinci olarak cemaat ve vakıf  okulları Türkiye’nin ve bütün dünyanın bir gerçeği.Hatta bir çok gelişmiş ülkede bu tür okulların oranı bize göre çok daha fazla ve ilişkileri çok daha belirgin. Hatta müfredatları dini grupların etkisinde olabiliyor.Yamanlarda çalıştığım yıllarda okulun işleyişi açısından diğer okullardan farklı olan hiç bir şey yoktu.Zaten olsa idi bugüne kadar okul kapatılırdı. Dolayısıyla o yıllarda okulu terk etmek için zorunlu bir neden göremiyordum. Yoğunlaştığım çalışmalara engel oluşturmadıkları sürece bu tür söylentiler ve gazete haberleri beni fazla ilgilendirmiyordu. Çalışmaları birlikte yürüttüğüm öğrenciler okulda burslu olarak okuyan yetenekli öğrencilerdi ve bir süre sonra bu öğrenciler topluma ve insanlığa mal olacaklardı. Sürenin uzunluğu ise sonuçların elde edilmesinde gereken zaman nedeniyle idi. İlk dünya şampiyonluğunun gelmesi için bir beş yıl geçmesi gerekecekti.İkinci şampiyonluk ise yedinci senede gelecekti. Sürenin uzamasında etkili bir diğer neden ise kendimi keşfetmek için gerek duyduğum süre ile ilgili olsa gerek. Aslında son derece bağımsız ve hassas bir kişiliğe sahip olmama rağmen bu yönlerimi çevrenin etkisi ile bastırıyordum. Günler geçtikçe bu yönlerim açığa çıkmaya ve bastırılamaz hale gelmeye başladılar.

SONRAKİ SAYFA