BİLİM GÖNÜLLÜLÜĞÜ VE MOTİVASYON
Bilim gönüllüleri hareketi diğer bütün sivil toplum
çabaları gibi bir misyon etrafında bir araya gelmiş ve
toplumsal bir soruna çözüm geliştirmek isteyen
insanların bir şeyler sergilemek istedikleri eğlenceli
bir oluşum olma yolunda. Nitekim şu ana kadar da
yaptığımız bütün çalışmalar harcadığımız zaman ve emek
için hiç birimiz başkalarından maddi bir beklenti
içinde olmadık. Eminim hepimiz kilitlendiğimiz
toplumsal soruna çözüm geliştirme hedefine ulaşma
sırasında yürüteceğimiz hobi benzeri faaliyetlerden
alacağımız keyif ve mutluluğun maddi kazançların çok
daha ötesinde olduğunun bilincindeyiz.
Bununla birlikte dünyadaki bütün STK çabaları kulüpler
dernekler sendikalar ve benzeri oluşumların bir süre
sonra profesyonel ekiplerce yönetilmesinden,
kurumsallaşmasından daha doğal bir gelişme olmadığını
da biliyoruz.Bir örnek vermek gerekirsen ben bir süre
NSTA üyesiydim. www.nsta.org yaklaşık 50 bin
civarında fen eğitimcisi ilkokul lise öğretmeni
akademisyenin üye olduğu bu topluluk üyelerin
aidatları yanında başka gelir kaynakları ile o kadar
muhteşem çalışmalar yapıyor ki çoğumuz için bu
etkinlikler bir uzay çağı teknolojisi gibi gelebilir.3
günlük bir konferansta 2000 farklı seanstan seç
beğen al tarzı istediğini çalışmaya
katılabiliyorsunuz.Bu tür STKlar (örnekleri biz de de
var) yöneticilerini ve çalışanlarını seçerken büyük
kariyer sitelerine ilan veriyorlar ve önemli paralar
vererek insanları kiralıyorlar.Sonuçta milyonlarca
dolarlık fonların yönetildiği bir dünyada yaşıyoruz.
Hatta bu tür STKlarda çalışmak için sanırım özel üniv
fakültelerinde eğitim bile almak gerekebiliyor.Benim
AB ve dünya bankası projelerde uzmanlaşmış STKlardan
bildiğim azı örnekler var.Bunlardan bir kısmı 150 ye
yakın ülkede faaliyet gösteriyor. www.aed.org bir kaç
yüz profesyonel çalışanı olabiliyor.
Bunları şu an telaffuz etmek etmek erken gibi görünse
de yürüdüğümüz yolda nasıl ortak ve ahenkli adımlar
atttığımız hissedebilmek açısından görüşlerimiz
paylaşarak bir ortak noktada konsesnsus ve kolektif
bilinç oluşturmamızın faydalı olduğunu düşünüyorum. En
azından benim kişisel tarzım bu.Açıkça söylemek
gerekirse ben kuru idealist gönüllülük kavramını
anlamlı yada faydalı görmüyorum.Elbette adı gönüllülük
de olsa herbirimiz bu tür bir oluşuma girerken bir
takım kişisel faydalar hesap ederek katkıda
bulunuyoruz. Hiç şüphesiz topluma bilim ve teknolojiyi
sevdirme ve o toplumun rekabet gücünü yükseltme gibi
çabalar çok büyük idealler olabilir.Bununla birlikte
ülkemizde STK çalışmalarının genelde güçlü bir holding
benzeri maddi güç yada belirli bir konuda para
harcamaya istekli bir hayırsever eliyle yürüdüğü
ülkemizde çoğu öğrenci yada çalışan durumunda olan
arkadaşlarımızın taşıyacakları heyecanın uzun süreli
olması için bir süre bu motivasyonu besleyecek
mekanizmaları yaratmak zorunda olduğumuzu ve bu
mekanizmaların gayretlerimizle gelişebileceğini
düşünüyorum.
Bu kişisel faydalar:
• Değerli bir misyonu olan topluluğun sorumlu ve
onurlu bir üyesi olmak
• Diğer gönüllülerle, etkinliğe katılanlarla ve önemli
insanlarla tanışma
• Hobi niteliğinde sıradışı bir eğlence yaratma ve
eğlendirirken eğlenme heyecanı
• Yapılacak etkinlikler yolu ile ülkeyi gezme farklı
yerler görme
vb faydalar olabilir.Bunun yanında ben her
arkadaşımızın kendi deney grubunu geliştirirken
aslında kendi mesleğini yaratacağını düşünüyorum. Bu
ihtiyaç şu an için çok belirgin olmasa bile ilerde bu
ülkede her şehirde bilim merkezleri kurulduğunda
oralarda her hafta farklı bir bilim merkezinde rol
alabilecek bir sanat ve uzmanlığın sahibi
olabileceksiniz. Hatta bunu sadece türkiye için de
düşünmeyin.Bir süre sonra dünydaki 1400 bilim merkezi
yanında gezici sirkler veya show grupları ile
bağlantıya geçip kendini davet ettirmeniz mümkün
olacaktır.
Yada en basit haliyle bu ülkede örnek vereyim bizim
etkinliklerde roket yapımı diye bir deney var. Bunu
alan arkadaş geliştirip bir roket kulubu yaratabilir
ve bütün okullarla anlaşabilir. Şubeler açabilir.Tabi
bir yandan da bu arkadaş içinden çıktığı grubu unutmaz
ve hatta bizim toplu etkinliklerimizi bir vitrin yada
bir reklam ortamı gibi görür ve bize destek olmayı
sürdürür. Bu açıdan www.yalcineli.com/new_page_64.htm
adresinde dile getirdigim geleceğin merkezleri
projesinin de temelleri atılmış olur.
Bununla birlikte benim geçenlerde başvurmayı
planladığım ve çocukları bilimi teşvik etmek odaklı
bir AB projesinde bir şey dikkatimi çekti. Gözlediğim
şu:
• şirketlerin yanında kişilerin de bireysel olarak
başvurabilmesine olanak tanımışlar
• Avrupalı ortak bulma şartını kaldırmışlar
• İstenen fonun %20 ini idari giderlere
ayırabiliyorlar
• Bir milyon uroya kadar fon isteme aşnsı vermişler
Bunların hepsi çocukları bilime teşvik etmek
için.....Avrupa birliği genelde toplumsal çabaları ve
STKları belediyeleri sendikaları eğitim kurumlarını
desteklerken Special Support Action tarzı özel
projelerde sağlanan bu özel şartlarla adeta
seferberlik havasını anlatıyor.Benim anladığım bu
kadar özel alanlarda çaba gösterenler tüccar bile
olsalar önemli değil.Yeterki birşeyler yapılsın havası
var.
Bu açıdan ben çabalarımızın ilerlemesi ve hedefimiz
ulaşmak açısından gerektiğinde yaşayabilmek yada
tekerleği döndürebilmek için “tüccarca” ve “işletmeci”
kafasıyla düşünmemiz gerektiğini hissediyorum. Bu
nedenle grubumuz sadece bilim meraklıları ve
eğitimcilerden değil işletmeci ve ticari zekalarca da
geliştirilmeli.Toplumsal desteği arkamıza alabilmek
için ve toplumun her kesimine bilim ve buluş
alışlanlığını kazandırmak için her yolu denemeye
açığım.Bu nedenle biz ekip olarak hazır hale
geldiğimizde sponsor bulmakta eğer zorlanacak olursak
bu durumda bir dans ekibi yada tiyatro ekibi gibi
olayı profesyonel boyutlara taşıyabiliriz. Ancak bu
durumda sadece parası olan özel okul otel vs benzeri
bazı yerlere gidebiliriz.Biraz deneyim kazanmış
oluruz. Elbette kurumsal destekler AB ve Dünya bankası
fonları veya hayırsever vatandaşların bağışları vs
alabilmek için kurumsallaşmayı hızlandırmamız
gerekebilir.Bu yolla edinilen fonlarla yada
bulacağımız önemli bir sponsor yardımıyla da toplumun
fakir kesimlerine ulaşırız. İşlerimiz büyür ise şu an
hobi gibi başlayan çalışmaları bir mesai anlayışı
içinde yürütecek profesyonel ekipler kurabiliriz.
İçimizden vakti durumu müsait olanlar bu yapı içinde
kadrolu olarak idari görevler alırlar
Bunun yanında geleneksel okul eğitimi ve bilim
eğitimcilerin ihmal ettikleri bir konu oluyor. Bizim
temel hedefimizi bilimsel düşünceyi kazandırıp
gençleri icata sevketmek ama hayatta para bir buluş
yapınca kazanılmıyor. Buluş yapmak kadar bu buluşu
korumak pazarlamak ve işe dönüştürmek de en az o kadar
önemli bir beceri. İlk aşamada biz etkinliklerimiz
içinde belki bu konuda bileşenler koymaya zamanımız
gücümüz elverişli olmayabilir. Ama aslında herbirimiz
arzuladığım gibi kendi mesleğini yaratıp kendi
kitabını geliştirip kendi showunu ve yarışmalarını
(yarışma demişken benim TRT ile süren çocuk bilim
yarışması odaklı bir müzakerem var, eğer sonuçlanırsa
her uzmanlaşmış gönüllüyü bir hafta sonu
yarışmalarıyla birlikte programa konuk etmek isterim)
ortaya koyup kendi kulübünü kurabilirse ve bu yolla
bir yanda da para kazanabilir duruma gelirse aslında
herbirimiz canlı ayaklı örnekler olarak bizi
izleyenlere ve öğrencilerimize somut model roller
üstlenmiş olacağız . Davranışlarla fiillerle yapılan
bir bilgilendirme ezberci soyut bir bilgilendirmeden
çok daha etkili olacaktır.
14 Aralık 2005