|
|
|
FİZİK
OLİMPİYATLARI NEDİR? Uluslararası fizik olimpiyatları 1967 yılından itibaren
yapılan bir uluslararası yarışma. İlk olarak doğu bloğundan 5 ülke arasında
başlamış.1973te ilk defa bir batı ülkesi bu yarışmaya katılıyor.1982
de ise ilk defa bir batı ülkesi ev sahipliği yapıyor.Son yıllarda yaklaşık
70 kadar ülkenin 350 kadar öğrencinin 150 kadar akademisyenin katıldığı
dev bir organizasyona dönüştü. 1959 dan bu yana yapılan Matematik
olimpiyatlarına göre fizik olimpiyatları deney bölümü içermesi nedeniyle
organizasyon açısından çok daha karmaşık ve çok daha pahalıdır. Yarışmaya her ülkeden 5 öğrenci katılabiliyor.Öğrencilerin
20 yaşından küçük ve en çok Lise 3’ncü sınıfta olmaları gerekiyor. Küçük
yaşta katılmanın bir sınırı yok. Her ülkenin TÜBİTAK benzeri yetkili
kurumu değişik sınavlarla bu 5 öğrenciyi seçmeye çalışıyor. TÜBİTAK
üç aşamada milli takımı oluşturuyor.İlk aşamada yapılan sınava isteyen
her okulun katılabilmesi mümkün.( 1993 ten önce TÜBİTAK ÖYS de en başarılı
20 okulun öğrencileri arasından milli takımı seçerdi . 1990-92 arasında
yapılan bir deneme ile ilk 20 ye giremeyen okullardan da oldukça başarılı öğrencilerin
çıkabileceği gözlenince bu kuraldan vaz geçildi). Her okulun bu ilk sınava
6 kadar öğrenci gönderme hakkı var. Okullar bu 6 öğrenciyi kendi içlerinde
geliştirdikleri yöntemlerle seçebiliyorlar.1992-96 yılları arasında
ortaokul öğrencilerinin de uluslararası yarışmalarda başarı gösterebilme
şansları ortaya çıktığı için her okula ortaokul öğrencileri için
2 öğrencilik bir ek kontenjan sağlandı. Yarışma Türkiye'nin belirli merkezlerinde,
teorik ve test şeklindeki bir sınavla gerçekleşiyor. Sorular lise müfredatı
ayarında ama zorluk derecesi oldukça terletici
düzeyde olabiliyor. Bu sınav sonunda bütün Türkiye’den yaklaşık
50 kadar öğrenci başarılı olabiliyor.Bu 50 öğrencinin yaklaşık ilk
25’i her sene Eylül aylarında farklı merkezlerde düzenlenen olimpiyat
kamplarına davet ediliyor.Bu kamplar iki hafta kadar sürüyor.Öğrencilere
liselerde gösterilmeyen ek konular gösteriliyor.Bunun nedeni uluslararası
fizik olimpiyatlarının evrensel bir müfredatı oluşu. Bu müfredat yaklaşık
olarak üniversite1-2 fiziğine yakın düzeyde.Ancak yarışmalarda yüksek
matematik gerektiren sorular yer almıyor.O nedenle konuların matematiksel
zorluğu üniversite fiziğinin biraz altında olarak düşünülebilir. Ama yarışmalarda
sorulan soruların zeka gerektiren zorluk düzeyi üniversite düzeyinin çok üstünde.
Düşünün ki tek bir sorunun sadece metni10-15 sayfa olabiliyor.Ve çözmeniz için
size verilen süre sadece 1,5 saat. Çözümlerde doğal olarak 10-20 sayfa arası
olabiliyor.Olimpiyatların ilk defa yapıldığı 1967li yıllardan bu yana
soruların zorluk derecesinin giderek arttığı yapılan araştırmalar ile
ortaya konulmuş durumda.Uluslararası yarışma iki ayrı günde 5’er saatten
toplam 10 saat süren iki oturumda yapılıyor.İlk gün %60 oranında teorik
sorular verilirken ikinci gün % 40 oranında deneysel fizik soruluyor. Ülkemizde yapılan elemelerde ise ilk elemede deneysel soru
sorulmuyor.Ama ikinci ve son elemelerde deneysel bölümler var.İkinci eleme sınavına
giren 50 öğrenci genelde Aralık ayının ilk haftalarında Ankara’ya davet
ediliyor.Bu sınavda başarı gösteren yaklaşık 12 kadar öğrenci milli takım
için aday kadroyu oluşturuyor. Bu öğrencilere yaklaşık
2 altın, 4 gümüş ve 6 bronz ulusal madalya veriliyor .Daha sonra Şubat
tatilinde yine iki hafta süren ikinci bir kamp yapılıyor. En son olarak Mayıs
aylarında finale kalan 12 öğrenci 5 kişilik milli takımı belirlemek üzere
son bir sınava giriyorlar.Seçilen 5 öğrenci daha sonra bir kaç kampa daha
katılarak yarışmanın düzenleneceği ülkeye hazırlanıyorlar.Bu 5 öğrencinin
yanında Takım Liderleri olarak isimlendirilen yetkili kişiler öğrencilerin
başında yarışmalara katılıyorlar. Yarışma genelde Temmuz ayında her sene farklı bir ülkede yapılıyor. 10 gün kadar süren yarışma
boyunca o ülkenin tarihi ve turistik mekanları geziliyor, eğlenceler düzenleniyor.Yeni
arkadaşlıklar kuruluyor. Yarışma sorularını ev sahibi ülke hazırlıyor. Çok daha önceden hazırlanan bu sorular sınavdan önceki gün bütün ülke liderleriyle paylaşılarak son değişiklikler yapılıyor. Soruların puanlama kriterleri yarışma öncesi belli olduğundan bu şablonlara göre değerlendirme komitesi öğrencilerinin kağıtlarını değerlendiriyorlar.Daha sonra itiraz hakkı için yeniden takım liderleri son olarak kağıtları inceliyorlar. En son olarak oluşan puanlara göre altın gümüş ve bronz madalyalar belirleniyor. Altın madalyaların belirlenmesinde en başarılı 3 öğrencinin ortalaması tavan olarak yani 100 olarak kabul ediliyor.Buna göre 90-100 arası altın , 78-89 arası gümüş, 65-77 arası bronz ve 50-64 arası mansiyon (teşvik) ödülü alıyorlar.Böyle bir durumda kaç öğrencinin altın madalya alacağı her sene değişiklik gösterebiliyor. |