Hedef şampiyonluk
Olimpiyat Anıları İlk orta ve lise yıllarım Neden fizik öğretmenliği Üniversite nasıl bitti Göreve başlıyorum Öğretmenliğin ilk ayları Fizik olimpiyatları nedir? Olimpiyatla tanışıyorum İlk başarımız İkinci başarımız Milli takıma doğru Talihsiz hastalık Salih Adem dönemi Olimpiyatlarda yetenek Hedef şampiyonluk Kabardin dönemi Proje yarışmaları Çin macerası Avustralya zirvesi İzmirde son yılım Katma değerler Öğrencilerimin listesi Ödül alanlar listesi Türkiyenin yeri Ülke sıralamaları Ev sahibi ülkeler

Home
Up

Birincilik : Dünya Şampiyonluğu

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği ilk mezunu olan Melih Yalçıneli Uluslararası Bilim Olimpiyatlarında Türkiye'ye tarihteki ilk Dünya Şampiyonluğunu ve Dünya bilim olimpiyat tarihinde Türkiye'nin ilk rekorunu kazandırmıştı

NOT: Salih Adem Bilim Teknik dergisine kapak olmuş 3 insandan biridir.

(Diğer ikisi: Mustafa Kemal Atatürk ve Feza Gürsey)

 

FİZİK OLİMPİYATLARINDAKİ İLKLER

bullet

Melih Yalçıneli Lise 3 öğrencilerinin katıldığı Fizik Olimpiyatlarına 22 yıllık dünya fizik olimpiyat tarihinde bir rekor kırarak orta 3 öğrencisini göndermiştir .

bullet

Bu öğrencisi ayrıca Uluslararası Bilim Olimpiyatlarında Türkiye'ye tarihindeki ilk dünya şampiyonluğunu kazanmıştır.

bullet

Fizik olimpiyatlarında 1991-1999 yılları arasında Fizik olimpiyatlarında  Türkiye'nin kazandığı madalyaların yarısını öğrencileri elde etmiştir milli takımlara en çok öğrenci kazandıran öğretmen olarak tarihe geçmiştir..

bullet

Rusya'yı Fizik olimpiyatlarında takım halinde 9 yıl Dünya birincisi yapan Oleg Kabardini Türkiye'ye getirmiş onunla 2 yıl birlikte çalışmış Türkiye'nin en güçlü lise fizik laboratuarını kurmuştur.

bullet

Fizik olimpiyatlarına öğrencilerin hazırlanması için 100 farklı kaynaktan 3000 orijinal soru ve çözüm içeren 8 ciltlik ilk özel çalışma setini 8 yılda hazırlamıştır.

bullet

2006 yılı itibariyle yetiştirdiği öğrencilerden yurtdışında (ABD,İngiltere Almanya ) doktora yapanların sayısı ortalama 25 olup , bu öğrencilerin uluslararası literatürde yayınlanmış makale sayısı yaklaşık 150 civarındadır. Daha önce Oxfordda ders vermiş ve  ODTU de Doç Dr. olan öğrencisi Bayram Tekin Fizik Olimpiyat milli takımının başında görev almiştir.Fatih Yanık isimli öğrencisi ise ışığı durduran Türk olarak basında yer almış ve buluşuyla tarihe geçmiştir.

Salih orta üçüncü sınıfta dünya üçüncüsü olmuştu ama bu konuda okulda ilk başlarda tam destek görememiştim. Neden derseniz o yıllarda Fen Liseleri sınavlarında derece yapmak okuldaki öğretmen arkadaşlar için önemli bir başarı olarak görülüyordu.Salih’te ise Türkiyede ilk 10 a hatta ilk 3 e girebilecek bir potansiyel vardı.Kimbilir belki de bu sınavda Türkiye birincisi bile olabilirdi.Bu güçlü ihtimale karşılık olimpiyatlaarda milli takıma girebilmek ve girilse bile bir madalya almak oldukça riskliydi.Daha önceki yıl bu tür bir madalya alamamıştık ve Salih madalya alabilmek için yaş olarak çok küçüktü . Bırakın Türkiye’yi dünyada bile  bu yaşta madalya alan öğrenci hiç olmamıştı.Bu nedenle büyük bir kumar oynadığım düşünülüyordu.

Ben de ısrarla Fen lisesi derecesinin çok önemli olmadığını ve bir aşağılık kompleksini ifade ettiğini söylüyordum.”Okulunun kalitesinden memnun olan bir öğrenci neden daha başka bir okula girmek üzere sınavlara hazırlansın ki” diyordum. Yine de benim tezlerim alışılagelmiş başarı anlayışıyla çatışıyordu. Ve bu konuda yalnız kalmıştım. Sanırım  başta Salihin kendisi olmak üzere yönetimden bir kaç insanın desteği olmasaydı bu kumarı oynamamız mümkün olmayacaktı.Hatta Salih’in ailesi bile sene başında gelip bu yaştaki bir öğrencinin olimpiyatlara hazırlanmasının ne kadar mantıklı olduğunu öğrenmeye çalışıyorlardı. Onlar da doğal olarak “illa da bir çalışma yapılacaksa bu Fen lisesi sınavı gibi daha kolay bir şey olabilir” diye düşünüyorlardı. Ancak Salihin cesareti ve benim ileri görüşüm bir araya gelince bütün engelleri teker teker aşmıştık.

Sırada dünya şampiyonluğu vardı.Aslında 5 dalda yapılan olimpiyatlara 1993 yılına kadar Türkiye sadece iki dalda yani matematik ve fizikte katılmaktaydı Ve o güne kadar geçen süre içinde fizikte 35 kadar öğrenci matematikte ise 72 öğrenci yurt dışında ülkemizi temsil etmiş ama hiç biri en büyük hayal olan dünya birinciliği ödülünü yani altın madalyayı alamamıştı. Bırakın altın madalyayı fizikte gümüş madalya bile alamamıştık.Bu 35 öğrenciden sadece ikisi bronz madalya alabilmişlerdi. Bu nedenle altın madalyayı almak hiç te kolay bir hedef değildi.Ancak elimizdeki yeteneğe güveniyorduk.Bir sürpriz yapması beklenebilirdi.Salih Lise 1’e başladığında ben gümüş madalyaya bile razıydım.

Her milli takım seçmesinde olduğu gibi 93 yılında ABD ye gidecek ekibin seçilmesi yine üç aşamada gerçekleşiyordu. 92 Mayısında yapılan ilk sınavda seçilen 25 öğrenciden 8 i ekibimizdendi.Bu öğrenciler ikinci aşamada 9’a düşürülecekti ve bunlardan 5 i ekibimizdendi. Bu beş öğrenci içinde Salih Adem den başka Sinan Arslan, Burak Yılmaz, Taner Akbaş ve Mustafa Gök’te vardı.

SONRAKİ SAYFA