Kabardin dönemi

Olimpiyat anıları İlk orta ve lise yıllarım Neden fizik öğretmenliği Üniversite nasıl bitti Göreve başlıyorum Öğretmenliğin ilk ayları Fizik olimpiyatları nedir? Olimpiyatla tanışıyorum İlk başarımız İkinci başarımız Milli takıma doğru Talihsiz hastalık Salih Adem dönemi Olimpiyatlarda yetenek Hedef şampiyonluk Kabardin dönemi Proje yarışmaları Çin macerası Avustralya zirvesi İzmirde son yılım Katma değerler Öğrencilerimin listesi Ödül alanlar listesi Türkiyenin yeri Ülke sıralamaları Ev sahibi ülkeler

Home
Up

 

KABARDİN DÖNEMİ

Rus fizik milli takımlarını yıllarca çalıştırmış Oleg Kabardin isminde önemli bir fizikçi olduğunu Küba’ya giden öğrencilerim bahsetmişlerdi.13 yıl Rus milli takımlarının başında kalan Kabardin Rusyanın 9 defa takım halinde Dünya birincisi olmasında etkin rol oynamıştı. Kabardin fırsat sağlanması halinde Türkiyeye gelebileceğini o yıl öğrencilerime söylemişti. 1991 ın sonlarında okula Azerbeycan’dan bir mektup gelmişti.Bu mektupta Azeri bir fizikçi olan Reşit Nadirzade okulun destek olması halinde Türkiyeye gelmek istediğini , Fizikçi olan babasının önemli bir buluşu olduğunu ve istenirse okulda bir yarı iletken araştırma laboratuarı kurabileceklerini belirtiyordu.Ben ilk aşamada ilgilenmedim ama sonradan aklıma kurnaz bir fikir geldi. Kabardinin telefonunu ve adresini bilmiyordum. Ama o yıllarda Rusya çözülüyordu. ülkesinde 20 dolar maaş almak yerine Türkiye’de çok daha iyi bir rakam verebilirdik. Bu bilgileri Reşit Nadirzade’ye verdim ve eğer Kabardini ikna edebilirse birlikte gelmeleri için imkan sağlanacağını belirttim .Tabi bu konuda okul yönetimini ikna etmiştim. Aradan sanırım 3-4 ay geçtikten sonra Nadirzade bizi aradı ve zor da olsa Kabardine ulaştığını bildirdi. 92 Mayıs aylarında birlikte ön görüşme yapmak üzere okula geleceklerdi.Okul uçak ve otobüs masraflarını karşılıyordu.

İlk görüşme sonucunda sanırım aylık 750 dolar gibi bir rakam ve dayalı döşeli bir ev ile Kabardini ikna ettik Nadirzadeye de 450 dolar ve oturacağı bir ev verecektik.Eşi de Fizikçi olan Kabardin haftanın belirli günlerinde ücretsiz olarak eşini de çalıştıracaktı. Bizim için çok iyi bir anlaşma olmuştu. Daha sonra Eylül ayı gibi  her iki aile Türkiye’ye geldiler ve onlara kalmaları için evleri sağlandı.İlk bir ay yerleşme ve ısınma dönemi geçince okullar açılır açılmaz çalışmalar başladı. Kabardin kendi ülkesinde de deney konusunda uzmanlaşmıştı. Teorisi de güçlü olmasına rağmen deneyde harikalar yaratıyordu. Laboratuarımızı görünce biraz moral bozukluğu oldu.Kendi ülkesindeki zengin malzemelere göre bizim imkanlarımız oldukça sınırlıydı.Her şeyi yeni baştan tasarlamak ve oldukça ucuz malzemelerle inanılmazı başarmak zorundaydı.Almanya gibi ülkelerden malzeme getirmek için hazırladığı bütün listeler okula oldukça masraflı geleceği için hiç bir zaman sipariş edilemedi.Ama o yine de kaldığı iki senelik dönemde tam takır olan laboratuarımızı oldukça iyi işleyen bilim merkezi haline  getirdi.Bu konuda oldukça basit olan Türkiye’deki malzemelerden faydalandı.Zaman zaman ülkesine gittiğinde oradan malzemeler getirdi.İki senelik bir çalışma dönemi içinde 60 deney setinden oluşan bir sistem kurdu.Onun okula gelişi ve göreve başlayışı Salih Ademin lise 1’e geçtiği ve altın madalya hayallerini kurduğumuz döneme rastlamıştı. Salih’in deneysel yeteneklerinin gelişiminde Kabardinin etkisi oldu.

ABD de gidince Salih altın alabilir mi diye kendisine zaman zaman soruyordum.Kendisi de bu konuda sürekli ümit veriyordu. Nihayet 93 Temmuz ayında milli takım ABD ye uçtu. İki ay önce yapılan milli takım seçme sınavında 4 öğrencimiz takıma girebilmişti. ABD de bu öğrencilerden 4 ü de ödül aldılar.Salih Dünya Şampiyonu olurken Sinan Dünya Üçüncüsü oldu.Taner ile Burak da Mansiyonda kaldılar.Takıma giren diğer öğrenci de mansiyon almıştı ve Türkiye o güne kadar ilk defa bir olimpiyatta bütün yarışmacıların ödül alarak döndüğü bir olayla karşılaşıyordu. Doğal olarak bu durum okulun yönetimini ve velilerini de çok sevindirdi. Uçakla dönen ekibe şampiyonlara yakışır şekilde bir karşılama töreni yapıldı. Büyük bir konvoy havaalanından okula kadar öğrencileri getirdi.Yollarda bütün İzmirliler öğrencilerimiz alkışladı.Bütün gazetelerde boy boy haberler yapıldı ve televizyon programlarına çıkıldı. Ankarada devlet büyükleri ziyaret edildi.Kafile okula geldiğinde o zamanlar belediye başkanı olan Özfatura önemli bir konuşma yaptı ve şunu belirtti.”Zirveye çıkmak zordur ama orada kalmak çok daha zordur” Evet insanları madalyalara alıştırdıktan sonra  her sene bu beklentiyi karşılamak oldukça zor olacaktı.

SONRAKİ SAYFA