Proje yarışmaları

Olimpiyat anıları İlk orta ve lise yıllarım Neden fizik öğretmenliği Üniversite nasıl bitti Göreve başlıyorum Öğretmenliğin ilk ayları Fizik olimpiyatları nedir? Olimpiyatla tanışıyorum İlk başarımız İkinci başarımız Milli takıma doğru Talihsiz hastalık Salih Adem dönemi Olimpiyatlarda yetenek Hedef şampiyonluk Kabardin dönemi Proje yarışmaları Çin macerası Avustralya zirvesi İzmirde son yılım Katma değerler Öğrencilerimin listesi Ödül alanlar listesi Türkiyenin yeri Ülke sıralamaları Ev sahibi ülkeler

Home
Up

 

PROJE YARIŞMALARI

Olimpiyat çalışmalarında %60 teorik %40 deneysel fizik gerekiyordu.Kabardinin okula getirmemiz ülke olarak zayıf olduğumuz deneysel alanda önemli bir katkı sağlayacak ve bize bu işin nasıl yapılacağını gösterecekti.Ama yine de fizik deneyleri ile fizik projeleri farklı dünyalardı.Ülke olarak deneysel uygulamaların zayıf olduğu bir bir kültüre sahibiz. Bizim yıllarımızda laboratuarlar süs olsun diye kurulmuş malzeme depolarıydı.Üniversitede de aldığımız derslerin büyük çoğunluğu hep teorik olmuştu. İlk orta ve lise yıllarında yaptığım deneyleri parmakla sayabilirdim.Aldığım eğitim bana deneyi ve projeyi sevdirmemişti. İnsan  bilmediği tanımadığı şeyleri sevemiyor.92 yılından sonra 97 ye kadar proje ve deneyi sevmek için laboratuardan hemen hiç çıkmadım.Israrlı çalışmalarım sonucunda 4-5 sene sonra deney malzemeleri üretecek ve deney tasarımı yapabilecek duruma gelmiştim.

Olimpiyatların yanında proje yarışmalarına da hazırlanmak ilk aşamada benim için zordu Çünkü olimpiyatı tam olarak kavramadan proje alanında enerjimi harcamak istemiyordum. Yine de elimin ucuyla da olsa 92 yılından itibaren bu konuda öğrencilere destek olmaya çalıştım.92 yılında üç öğrencim projede derece aldılar.Bunlardan Salih Sancar ile geliştirdiğimiz bir proje Türkiye üçüncüsü oldu.Diğer ikisi de Polonyada düzenlenen Nobele ilk adım adlı Fizik proje yarışmasında mansiyon aldılar. Talha Öcal ile yaptığımız proje “bir yayın sönüm sabitinin ölçülmesi için bilgisayar destekli yeni bir metod geliştirmiştik .Yasin Ekinci ile hazırladığımız projede ise İzmir’deki  arkafon radyasyonunun özelliklerini ölçüyorduk . Kabardin okula geldikten sonra onun deneysel becerisi birden kendini gösterdi ve 93 yılında yapılan iki yarışmada da bütün ödülleri öğrencilerimiz süpürdüler.Tübitakın düzenlediği yarışmada Salih birinci Sinan ikinci olmuş ve Burak ile Sadık Alper Bilgil de teşvik almışlardı.MEF in düzenlediği yarışmada ise Burak birinci Sinan ikinci Murat Ömür üçüncü olmuştu.Ama bütün bu başarılara rağmen proje yarışmalarına bir türlü ısınamamıştım. Bu yarışmalarda başarılı olmak oldukça riskliydi.Olimpiyatlarda ise bir sene başarılı olursanız arkasından gelen senelerde gittikçe artan bir başarı şansınız oluyordu. Bunun nedeni olimpiyatların bütün fizik konularını kapsayan ve çalıştıkça şansınızın artmasına uygun bir yapısı olmasıydı. Proje yarışmalarında ise konuyu siz seçiyordunuz ve konuyla ilgili geliştirdiğiniz yöntemin orjinalitesi büyük önem taşıyordu.

Proje yarışmalarında hazırlanırken bir danışmanla birlikte çalışmanız gelenekti. Öğrenciye ödül verilirken danışman öğretmene de ödül veriliyordu.Çoğu zaman danışmanlar üniversitelerdeki hocalar oluyordu.Okuldaki öğretmenler ise sembolik olarak kağıtta isimleri yer alıyordu. Olimpiyatlarda ise danışmanın etkisi çok daha büyük olmasına rağmen bu gerçek görmezlikten geliniyordu. Buna karşılık tuhaf bir şekilde uluslararası yarışmalarda organizatörler öğretmenlere sertifika gönderiyorlardı. Bir projeye bir kaç öğrenci birlikte hazırlayabiliyordunuz. Olimpiyatlarda  ise bireysellik ön plandaydı.Takım halinde girilmesine rağmen değerlendirmede takım ödülü verilmemekteydi.

Gelişmiş ülkelerde projelere büyük önem veriliyordu.Bizdeki gibi sadece lise düzeyinde değil her yaş seviyesinde yarışmalar vardı.Yine bizdeki gibi sadece ulusal değil bölge, il, ilçe ve hatta okul düzeyinde yarışmalar olabiliyordu.Yine gelişmiş ülkelerde 15 kadar farklı alanda yarışmalar düzenlenirken bizde sadece 3 branşta yarışmalar düzenleniyordu.Gelişmiş ülkelerde çok daha basit ve özgün projeler yapılırken bizdeki projeler doktora tezlerini aratmıyordu.Bunların yanında projelere hazırlanmak üniversite açısından hiç te akıllıca bir yatırım değildi. Gelişmiş ülkelerde proje başarıları iyi bir referans olabilirken bizde öğrenciye gideceği üniversite açısından  ciddi bir katkı sağlamıyordu.Bütün bu nedenler ister istemez projede ilerlememizi zorlaştırıyordu.

SONRAKİ SAYFA