Avustralya zirvesi

Olimpiyat anıları İlk orta ve lise yıllarım Neden fizik öğretmenliği Üniversite nasıl bitti Göreve başlıyorum Öğretmenliğin ilk ayları Fizik olimpiyatları nedir? Olimpiyatla tanışıyorum İlk başarımız İkinci başarımız Milli takıma doğru Talihsiz hastalık Salih Adem dönemi Olimpiyatlarda yetenek Hedef şampiyonluk Kabardin dönemi Proje yarışmaları Çin macerası Avustralya zirvesi İzmirde son yılım Katma değerler Öğrencilerimin listesi Ödül alanlar listesi Türkiyenin yeri Ülke sıralamaları Ev sahibi ülkeler

Home
Up

 

AVUSTRALYA  ZİRVESİ

95 yılında askerden döndükten sonra kaldığımız yerden çalışmalara devam ettik ama sekiz ay süren ayrılık ve Salihin lise 3 ü bitirdiği zaman yerine benzer özellikte bir lider öğrencinin olmayışı gerçeği bizde endişe oluşturyordu.95 yılına girdiğimizde artık İzmir Fen Lisesi başta olmak üzere rakip olabilecek okullarda olimpiyatlara karşı ilgi artışı belirginleşmeye başlamıştı.Ne de olsa yetenek havuzu açısından bize göre oldukça şanslı olan yanı başımızdaki İzmir Fen Lisesine uzun süredir kabadayılık yapıyorduk.Ama realitede Türkiyede ilk 150 de 100 kadar öğrenciyi bu okul alırken biz ilk 150 de 2-3 öğrenci alabiliyorduk.Yani bize göre 40-50 kat daha güçlüydüler. 1991 e kadar Ege fizik bölge yarışmasında birincilikleri başka okullara kaptırmayan İzmir Fen 1991-1995 arasında üstünlüğü bize bırakmıştı.1996’da ilk defa birinciliği kaptırmış ve ikincilik ile üçüncülükleri alabilmiştik. Bunlar bir sene sonrası için oldukça tehlikeli sinyallerdi. Ayrıca 96 yılı için yapılan ilk eleme sınavında sınavında seçilen 21 öğrenciden sadece 4’ü bizdendi ve bu rakam son altı senenin en kötü sonucuydu.Daha sonra bu 4 öğrenci Aralık ayında yapılacak olan aday kadro sınavında 3 e düşecekti.Bu öğrencilerden biri altın( Timuçin Erpolat), biri gümüş( Ahmet Behzat Başağalar) ve biri de bronz(Bünyamin İnan) almıştı.

95 senesi Salih Ademin 4’ncü defa olimpiyatlara katıldığı yıldı.Bu dört sene içinde dört kıta dolaşarak bir daha kolay kolay kırılmayacak tarihi bir rekor elde etmişti.Milli takıma o sene sadece iki öğrencimiz girebilmişti.Diğeri de Fatih Memiş idi. Avustralyada Salih Dünya birincisi Fatih ise Dünya ikincisi oldu. Bu bizim için ulaşabildiğimiz en iyi sonuç olmuştu.Daha sonraki yıllarda da bundan daha iyi bir sonuç alınamadı.Milli takımdaki diğer öğrencilerde madalyalarla dönmüşlerdi.Türkiye takım halinde yine ilk 10’daydı. 95 yılı okulumuzun diğer dallardaki öğrencileri için de oldukça parlak bir senesiydi. Matematik iki tane dünya ikinciliği alınmıştı.Yine kimya da yeni bir Salih Adem doğuyordu.Salih Özçubukçu adındaki orta 3 öğrencimiz Çinde dünya üçüncüsü olmuştu. Okulda fizik ile başlayan olimpiyatçılık geleneği diğer dallara da yansımıştı.

Fizikte rakiplerin uyanmasıyla sönmeye başlayan yıldızımız başta kimya olmak üzere matematik ve bilgisayar dallarında yükselmekteydi. Gerçekten de 93 te Türkiye fizikte ilk altını bizimle almıştı.95 te biyolojide ilk altın İstanbul Fatih kolejinden gelmişti. 97 de ise Kimyada ilk altın yine okulumuz öğrencilerinden Salih Özçubukçu tarafından Türkiyeye hediye edilecekti.Ve 99da Matematikte ilk altın Bumin Yenmez adlı öğrencimizden çıkacaktı.

Askere gitmeden önce Malhatun kız lisesinde bir grup öğrenci ile başladığımız çalışmalara döndükten sonra  devam ettik. 94 de orta 3ncü sınıfta okuyan bu öğrenciler birinci eleme sınavlarına hem lise 1 de hem de lise 2 de girdiler ancak bir başarı gelmedi.Bu grupta  yer alan öğrencilerin isimleri Tuba İstengir, Nur Buldanlı, Betül Arıkan, Şeyma Şendal, Atiyye Karaman ve Münevver Tekinbaş idi. Daha çok sayıda ismini hatırlayamadığım küçük yaşta öğrencilerim de oldu.Sadece bir öğrencim 96 yılında Polonyada düzenlenen proje yarışmasında ödül alabildi. Kerime İstengir ile geliştirdiğimiz ” Girişim ve Kırınımın Bilgisayarda Simülasyonu”  adlı projede ışıkla yapılan girişim kırınım deneylerini bilgisayar ortamına simüle etmiştik. Yine dışarıdan destek verdiğim Aydınlı bir öğrenci de Polonyadaki proje yarışmasında ödül aldı.Bu projede Güneşin yüzey sıcaklığını dünyada yaptığımız bir ölçümle oldukça hassas olarak hesaplayabiliyorduk.

Kerime İstengir ile geliştirdiğimiz projede  işin bilgisayar yazılımını daha önce bilgisayar olimpiyatlarında derece almış bir ekiple bir ay gibi kısa bir sürede hazırlamıştık. Bu deneyim bilgisayar destekli yazılımların eğitimdeki önemine dair bende önemli bir birikim oluşturmuştu. 1988 te Boğaziçi Üniversitesini bitirirken Ali Baykal bey ile birlikte hazırladığım bitirme tezim de  bilgisayarda nehir problemlerinin simulasyonu üzerineydi. 90 lı yılların başlarında özellikle Macintosh bilgisayarla başlayan bilgisayar destekli deney çalışmalarım gittikçe gelişiyordu. Bunlar 92 yılında hazırladığım 4 proje ile somut meyve vermiş ve bu dört projeden ikisi Polonyada derece almıştı. Daha sonra 97 yılında Genç Multimedya'yı kurarken bu ilgi alanımda serbest olarak derin çalışmalarım olmuştu. Dünyada geliştirilen 10 bin kadar yazılımdan neredeyse 3 binini incelemiştim. Bir çok okulun eğitim yazılım ihtiyaçlarını karşılamıştık. Bazılarının da danışmanlığını üstlenmiştik. Arkasından 2000 yılında Hürriyetle birlikte geliştirdiğimiz okulum.com internet portalı projesinde bilgisayar destekli çalışmalarım kariyerimin zirvesine ulaşmıştım.Son olarak geliştirdiğim kariyer testi şu anda internet üzerinden müşterilere hizmet veriyor.

Kariyer testi demişken İzmir de kaldığım 8 yıl içinde değişik zamanlarda zeka ,  yaratıcılık ve kişilik testleri üzerinde oldukça detaylı çalışmalarım oldu. Bu çalışmaların temel nedeni olimpiyatlarda başarı potansiyeli olan öğrencileri bir şekilde önceden keşfedebilmenin yolları olup olmadığını öğrenmekti. Bu amaçla üstün yetenekli öğrencilere hizmet veren değişik okul sistemleri, rehberlik danışmanlık ve eğitim merkezleri, test şirketleri ile uzun süreli diyaloglarım oldu. Hatta 16 PF testi Türkiye'ye resmi olarak gelmeden önce ilk defa sipariş ederek getirip okulda amatör uygulamalarını yapmaktaydım.Hatta biraz ileri gidip bu testin değerlendirmesini bilgisayar ortamına taşıyan basit bir program yazmıştım.Daha sonra bilgisayar olimpiyatçısı öğrencilerimin yardımıyla bu programı çok daha ileri bir düzeye getirmiştik. Psikoloji ve özellikle ölçüm metodlarına olan ilgim üniversite yıllarına dayanıyordu.Okulda seçmeli dersleri psikoloji bölümünden alıyordum.Zaten bölüm bölüm derslerimizin yarısı psikoloji ve eğitim ağırlıklıydı.

Son zamanlarda geliştirdiğim Holland yöntemine dayalı  “kariyer testi” ile okul iyileştirme çalışmalarında kullanılabilecek bir ihtiyaç analizi ve kurumsal çek-up niteliğindeki  okul değerlendirme çalışması”nın kökeninde bu tür birikimlerin yattığını düşünüyorum.

SONRAKİ SAYFA