|
|
|
OLİMPİYAT
ÇALIŞMALARININ OLUŞTURDUĞU KATMA DEĞERLER Dönüp geriye baktığımda 8,5 yıl süren olimpiyat çalışmalarının
ülkemize ve insanlığa nasıl katma değerlerde bulunduğunu düşündüm. Bu
çalışmalar başta özel okullar olmak üzere bütün okulların olimpiyatlara
karşı daha bilinçli olmaları konusunda öncülük görevi üstlendiklerini
rahatlıkla söyleyebiliriz.Hatta ilk altın madalyanın ekibimizden çıkması
önemli bir psikolojik engeli yıkma adına önemli bir güç kaynağı olmuştur. Öğrencileri erken yaşta olimpiyatlara yönlendirme sadece
Türkiyede keşfettiğimiz bir yol değildi.Salih ademin 92 de ilk defa dünya
üçüncüsü olmasınının hemen ardından 93 te Avustralyalı bir öğrenci
11 yaşında dünya üçüncüsü olarak bir daha kolay kolay kırılmayacak bir
rekora imza atmıştı.Matematikte de 11 yaşında derece almış bir ABD’li
çocuk vardı. Tabi ki en önemli katkı bence kendime olmuştu.Daha baştan
eğitim mesleğini seçerken insanlığa faydalı olabilecek bir işim olsun
istemiştim.Dünya şampiyonları yetiştirmek sınırlı da olsa topluma ve insanlığa
önemli bir katkıydı ama artık her dalda şampiyonların yetişebileceği eğitim
sistemleri kurma ve mevcut eğitim sistemlerinin aksayan yönlerini düzeltmeye ,
iyileştirmeye yönelik projelere katılma daha çok ilgimi çekmekte.
Yetenekli olan öğrencileri şampiyon yapmak kadar sorunlu gibi duran öğrencilerle
ilgilenmek hoşuma gidiyor.Yine sorunlu olan eğitim sistemlerine ve
okullara çözümler üretmek ilgimi çekiyor.Bunu başarmak için ise eğitimin
temeline inmek ve bu bilimi yeniden anlamak gerekiyor. Bu amaçla sürekli
okumak, gelişmeleri takip etmek bunları yorumlamak, değerlendirmek ve yeni ürün
ve hizmetler geliştirmek gerekiyor. Hatta şu sıralarda mevcut eğitim
sistemine alternatif bir model üzerinde çalışmalarımı
www.yalcineli.com/by1.htm adresinde bulabilirsiniz. Önümüzdeki çağın bir bilgi çağından daha çok bir öğrenme
ve eğitim çağı olacağını düşünüyorum. Türkiye'nin güçlü bir ülke
olabilmesi için çözmesi gereken ilk sorunun eğitim sorunu olduğunu düşünüyorum.Eğer
bu ülkede beynini iyi kullanan öğrenmeyi keşfeden insanlar yetiştirebilirsek
bir süre sonra doğru ve nitelikli düşünmeyi keşfeden bu insanların inanılmaz
çözümler üretebileceklerini tahmin ediyorum. Bu konuda dikkat çekmek istediğim
ülke Kore olabilir. ABD 2025 yılı için eğitim sorununu çarpıcı bir şekilde
çözmüş olan Kore’den çekiniyor.İkinci dünya savaşından sonra tamamen
yıkılmış iki ülke olan Almanya ile Japonya’nın kendilerini kısa sürede
toparlamalarının arkasında yatan gerçek de yine bu iki ülkenin eğitime
verdikleri inanılmaz önem olduğunu düşünüyorum.Oldukça zor günler geçirdiğimiz
2001’li yıllarda Türkiye için sihirli değneğin yine eğitimde olduğunu söylüyorum |