İlkokul

Okulöncesi İlkokul Ortaöğretim Üniversite İzmir İstanbul Ankara

Home
Up

BORNOVA - İZMİR DÖNEMİ

İlkokul birinci sınıfı Gaziantep'in İslahiye ilçesinde okudum. İslahiye anılarımı bir önceki bölümde aktardım.İlkokul 2, 3 ve 4ncü sınıfları İzmir Bornova Kars ilkokulunda okudum. Bornova'ya tayinimiz çıkınca ilk olarak DYO lojmanlarında oturduk.İlk zamanlar apartman çevresinde arkadaş edinmede zorlandığım günleri hatırlıyorum.Annem balkondan çocuklara seslenir bizim çocuklarla arkadaş olsanıza diye seslenirdi. Biraz fazlaca utangaçtım. Gerçi arkadaş olduktan sonrasını ilerletmek çok daha kolay oluyordu ama ilk başlangıçları yapmak genelde hep zor olmuştur.DYO lojmanlarının arka taraflarında top oynayabilecek geniş alanlar vardı.Biz arkadaşlarla birlikte sık sık top oynardık.Hatta çoğu zaman annem izin vermediği için topu pencereden aşağı atardım sonra çaktırmadan aşağı inerdim.Babamın eve kasa kasa gazoz aldığını çok iyi hatırlıyorum. Yan taraftaki resimde DYO lojmanlarının merdivenlerinde apartmandaki arkadaşlarımla birlikteyim.Kardeşim Salih asker duruşunda önde ve Fatih henüz 2-3 yaşlarında.

Okulumuz ise şimdiki  Bornova meydanının olduğu mekandaydı.Daha sonra okul binası yıkılarak meydana dönüştürüldü ve Kars ilkokulu şu anda da devam eden binasına taşındı.Biz eski binanın son yeni binanın ilk öğrencileriydik.İlkokul'da bir yıl sonu piyesinde rol aldığımı hatırlıyorum. Bu piyes için kartondan bir ev yapmam istenmişti.İlkokul ikinci sınıfta okuyan bir çocuk olarak kartonları bir araya getirerek bir ev yapmak için çok uğraşmıştım. Ama kartonlar bir türlü dik durmuyorlardı. Daha sonra babam devreye girip ve unutamadığım bir şekilde azarlayarak kendisi bir ev yapmıştı.Gerçi onun yaptığı (yada birilerine yaptırdığı) ev benim hayal ettiğim boyutlarda değildi ama yine de güzel bir karton evdi.Ben o zamanlar çocuk aklımla içine girilebilecek  kadar olabildiğince büyük bir evin piyeste kullanılabileceğini düşünüyordum ama küçük sembolik  bir ev de pekala iş görebilmişti.

Daha sonra Bornova'nın Manisa Ankara tarafından girişinde yer alan Jandarma binasının lojman kısmına taşındık. Yandaki resim girişte yer alan bu lojmanın bahçesindeki küçük havuzun üzerinde  çekilmiş. 2,3 ve 4. sınıfları İzmir Bornova'da Kars İlkokulu'nda okudum. Bu okul çok saygın bir okul olduğundan çok güçlü bir temel eğitim aldım. Kendisini çok sevdiğim Hakan Erdemli isminde bir arkadaşım vardı. ( Bana ulaşabilirse sevinirim) 
Okulda dersler çok zevkli ve eğlenceli idi. Ben de çok başarılıydım.Bazen çok zor ödevler olurdu. Anlamadığım yerleri babama sorardım. Babam bana çok yardım etmiştir.Okula yürüyerek giderdik.Babam bize bir simit yada poğaça alacak kadar harçlık verirdi.İlk mandolin kursuna Bornova'da katıldım .Matematik fen ve resim dersleri favorimdi.Yandaki fotoğraf bir kurban bayramında kuzular kesilirken çekilmişti. Arkada görülen  jandarma lojmanına komşu Suphi Koyuncuoğlu Lisesinin eski bahçeli  tarihi binasında kalan Müdür beyin oğlu Özgür ve Önder ile birçok çocukluk anılarımız geçti. Pınarbaşı ilçesinde Memoş beylere çok giderdik. Memoş beyin oğlu şimdi rahmetli olan Bahri Esirgenci  ile çocukluk anılarımız oldu.
İlkokulu Bornova da bitiremeden Van Erciş'e tayinimiz çıktı.Babamın en büyük arzusu ortaokulu Bornova Maarif Kolejinde ( şimdiki adıyla Bornova Anadolu Lisesinde) okumam idi ama Van'ın çok uzak olması ve yaşça küçük olmam yatılı okumak açısından babamın cesaretini kırdı.O zamanlar Bornova Anadolu lisesinin bahçesinde oyunlar oynadığımı hatırlıyorum. Bornova'da sık sık pikniğe giderdik. Bunlardan birinde top oynarken. Arkadaki araba ise bizim ikinci arabamız Anadol. O zamanın parasıyla 45 bin liraya alınmıştı.İlki ise İslahiye'de aldığımız eski model steyşın bir  Taunus'tu.
Hayatımda ilk defa denize İzmir Çeşmealtı'nda girdim.Buraya ve diğer deniz kenar plajlara sık sık giderdik. Fotoğrafta Amcamın oğlu Semih abim ile birlikteyiz. O yıllarda henüz yüzme bilmiyordum .Yaz aylarında babam bizi kesik kesik de olsa kuran kursuna da gönderirdi.

Hem yüzmeyi hem de kuran okumayı bilmiyor olmamdan dolayı  içimde bu iki beceriyi öğrenmeye yönelik büyük bir istek uyanmıştı.Her ikisini de kendi kendime öğrenmem çok daha sonra 14-15 yaşlarımdadır.

Bornova'da televizyon yayınları ilk zamanlar haftada 3 gün akşamları birkaç saat idi. Televizyon renkli değildi. Programlar da çok çekici olmazdı.Çizgi filmin çıkacağı saatleri heyecanla beklerdik. Evimizde babamın bir film makinesi vardı  Bazen onu kullanarak çizgi filmler izlerdik. Hayatımda ilk bisikletime de Bornova'da sahip oldum. Sanırım ilkokul 4'te idim ve bir 23 Nisan bayramı sonrası ansızın habersiz babam Bisan marka bir bisiklet almıştı. Bu bisikletle mahallede ve yollarda az turlamadık.

VAN-ERCİŞ DÖNEMİ

1995-96 yılında Van Erciş'te Atatürk İlkokulu  5'nci sınıfı okudum.İlkokul öğretmenimizin ismi  Mustafa Baş idi. İlkokul arkadaşlarımdan bazıları ( Recep ) ile yine Erciş'te askerliğimi yaparken tanışma fırsatım oldu.Yandaki resmi okulun bahçesinde çektirmiştik.Kamil Kenan Erdoğan (resimde solumda ve onun yanında Halil Başkara var) ile Orhan Alkoç ( sağımda ve onun yanında sanırım Recep) i görebilirsiniz.Erciş soğuk ve karlı bir ilçeydi.Hayatımda ilk karı burada gördüm.Burada çok iyi kızağım vardı.Kışın bütün sokaklar buz tuttuğundan yollarda kayardık.

Evler kaloriferli değildi. Kömür sobalarıyla ısınırdık. Boncuk adında küçük bir kedimiz vardı. Öyle ilginç bir kedi idi ki pisliğini tuvalette yapardı. Gerekirse geceleyin tuvalete gitmek için bizi uyandırırdı. Van gölü de çok mükemmeldi. Yüzmeye giderdik. Uzaktan Suphan dağının esrarlı manzarası bizi büyülerdi. Erciş çevresinde gezilecek yerler çoktu, köyler harikaydı. İlçenin pazarında köylerden çok harika yoğurtlar ve sütler getirilirdi.O yıllarda ulaşımın zor olmasından dolayı Erciş halinde her aradığınız sebze yada meyveyi bulamazdınız. Bazen bir kamyonun gelmesi heyecanla beklenirdi.

Ve gelir gelmez mallar tükenirdi.O yıllarda Erciş'te televizyon yoktu.Babam Erciş'in yakın tepelerinden birine ilk televizyon alıcısını getirme girişimini başlatmıştı ve başarılı olmuştu.Aslında babam daha önceki yıllarda kendi mesleğinde oldukça başarılı olduğu için üç yıl üst üste kendi alanında  Türkiye birincisi olmuştu Bu nedenle askerlikte önemli bir ödül sayılan kıdem terfisi almıştı.

Erciş'te eğitim imkanları pek parlak değildi.  Yan taraftaki resimde bir tören sırasında uzun bir şiir okuyorum. Okulda mıknatıslık ile ilgili ( sanırım bir galvanometre idi) yaptığım başarılı deneyi  unutamıyorum.  Babamın görevi nedeniyle Anadolu liseleri ve kolej sınavlarına hazırlanma şansımın olmaması hiç şüphesiz benim için bir dezavantajdı.