Evler kaloriferli değildi. Kömür sobalarıyla
ısınırdık. Boncuk adında küçük bir kedimiz vardı. Öyle ilginç bir kedi idi
ki pisliğini tuvalette yapardı. Gerekirse geceleyin tuvalete gitmek için
bizi uyandırırdı. Van gölü de çok mükemmeldi. Yüzmeye giderdik. Uzaktan
Suphan dağının esrarlı manzarası bizi büyülerdi. Erciş çevresinde gezilecek
yerler çoktu, köyler harikaydı. İlçenin pazarında köylerden çok harika
yoğurtlar ve sütler getirilirdi.O yıllarda ulaşımın zor olmasından dolayı
Erciş halinde her aradığınız sebze yada meyveyi bulamazdınız. Bazen bir
kamyonun gelmesi heyecanla beklenirdi.
Ve gelir gelmez mallar tükenirdi.O yıllarda Erciş'te
televizyon yoktu.Babam Erciş'in yakın tepelerinden birine ilk televizyon
alıcısını getirme girişimini başlatmıştı ve başarılı olmuştu.Aslında babam
daha önceki yıllarda kendi mesleğinde oldukça başarılı olduğu için üç yıl
üst üste kendi alanında Türkiye birincisi olmuştu Bu nedenle askerlikte
önemli bir ödül sayılan kıdem terfisi almıştı.
Erciş'te eğitim imkanları pek parlak değildi. Yan
taraftaki resimde bir tören sırasında uzun bir şiir okuyorum. Okulda
mıknatıslık ile ilgili ( sanırım bir galvanometre idi) yaptığım başarılı
deneyi unutamıyorum. Babamın görevi nedeniyle Anadolu liseleri ve kolej
sınavlarına hazırlanma şansımın olmaması hiç şüphesiz benim için bir
dezavantajdı.