Özgürlük Okulu

Eğitimin Sorunları Ogrenme Devrimi Özgürlük Okulu Öğrenme Platformu Hayat Kartı Can ve Robotlar Geleceğin Merkezleri

Home
Up

 

Mevcut durumda modern bir hapishaneden pek de farkı olmayan hatta mekan olarak kişi başına düşen yaşam alanı hapishaneden bile daha az olan okulları  içinde büyücülük okulu tarzında yaratıcı unsurların da yer aldığı bir “özgürlük okulu” na dönüştürebilmek için bazı çılgın fikirlerim var.

Okullar 150 yıl öncesinin sanayi dönemi seri üretim sınırları çerçevesinde kurulduğu için o dönemin insana bakışını yansıtıyor. Bir makinenin üretiminde gördüğümüz farklı üretim bantlarını okuldaki derslere benzetebiliriz. Bu konuda yani eğitimin temel sorunları ve olası çözümler ile ilgili yaptığım eski bir çalışmamı http://www.yalcineli.com/by1.htm ve  http://www.yalcineli.com/yeni_sayfa_48.htm  adreslerinde bulabilirsiniz.

Ancak çocukluk yıllarımıza dönüp baktığımızda en iyi öğrendiğimiz ve en iyi hatırladıklarımız aldığımız notlar ve girdiğimiz sınavlar, dersler ve tahtaya yazılanlar değil “yaşadığımız aktiviteler, yaptığımız geziler, tanıştığımız önemli kişiler, bizzat sahiplenerek ellerimizle dokunduğumuz proje tarzı deneyler vb “ konulardır. Bunu test etmek için rast gele olarak görüştüğünüz insanlara ilkokul yıllarından hatırlarında kalan 3 önemli olumlu anıyı sorun. Daha sonra bunları birleştirip bir istatistiksel tablo oluşturmanız sonucu görmeniz için yeterli.

Ekonomik durumu uygun olan aileler okulları bir hapishane olarak gördükleri için orada bulamadıklarını kendi imkanlarıyla telafi yoluna gidiyorlar. Örneğin çocuklarını bir çözüm olabilir düşüncesiyle özel hoca ve kurslara gönderiyor, özel gezilere ve aktivitelere katılmasını sağlıyor, özel kişi ve kuruluşlarla, özel etkinlik ve eğlencelerle, farklı kültür , pazar ve teknolojilerle tanıştırmaya çalışıyorlar.

İçinde yaşadığımız bir köy haline gelmiş  global dünyanın da şartları göz önüne alındığında çok daha farklı bir okul konseptine gereksinim oluşuyor. Benim modelimde temel olarak sınıflar bir ev yada ofis rahatlığı ve konforu sağlayacak kadar geniş ( bu nedenle de olabildiğince arazinin ucuz olduğu şehir dışında bir mekanda tasarlanmış) olacak.  Bunun bir örneği ABD de başladı www.kindercare.com Ancak bu kadar değil. Bu okul bir tür seyahat gemisi gibi seyyar bir dünya okulu olacak. Her iki günde bir şehir içinde farklı bir mekana ( iş , ticaret ve sanayi ortamları, sanat , teknoloji ve bilim ortamları , spor , müzik ve kültürel ortamlara :12 yılda 500 işyeri, sanat spor vs mekanı ) günü birlik ziyaretler olacak. Her iki haftada bir defa şehir dışı 2-3 günlük kısa  geziler ( 12 yılda 200 ilçe ve kültürel konum vs ) ve her iki ayda bir defa haftalık ülke ziyaretleri olacak. ( Bu şekilde 12 yılda 70 ülke gezilecek ) Bu şekilde yerellik, ülke kaynaklarını yerinde tanıma ufku ve globallik  dengeli bir şekilde ( mahalle, şehir , ülke ve dünya küreleri)  yaşanacak. Ülke gezilerinde bütün okul personeli şehir gezilerinde ise ilgili öğretmenler çocuklarla birlikte olacaklar. Dersler gezilen görülen mekanlarla bağlantılı olarak entegre bir şekilde işlenecek. Aslında buna ders yerine öğrenme ve eğlenme etkinliği demek daha uygun. Bu açıdan büyücülük okulu gibi yaratıcı modellerle doğrudan bilgi yerine çocukları hayal dünyalarına uygun ortamlar geliştirilecek.

Doğal olarak bu okulda klasik anlamıyla ders olmadığı gibi sınav da olmayacak. Çocukların gelişmesinin izlenmesi ve geliştiklerini sergilemeleri ön planda olacak. Çocuklar farklı kültürleri görüp oralarda kısa süreli yaşadıkları için dil öğrenmeyi bir gereksinim olarak görecekler ve egzersiz yapabilme şansına sahip olarak daha verimli bir şekilde dil öğrenecekler. Okul seyyar ve ziyaretçi bir okul olmasının da verdiği güçle sıkça ziyaret edilen ilgi odağı lider bir okul da olacak. Hemen her hafta ülkeden ve her ay yabancı ülkelerden seçkin uzmanlar sanatçılar iş adamları akademisyenler ve politikacıların ve heyetlerin çocuklarla karşılıklı sohbet ve etkileşim yapmalarına fırsat tanınacak. Bu hem ziyaret edenlere çok iyi gelişen cin fikirli geleceğin liderleri olan çocuklarla tanışmak açısından geleceğe dönük bir yatırım ve bir referans oluşturacak ve hem de çocuklar için “kırk yılda” öğrenemeyecekleri konuları özlü bir biçimde ilk ağızdan öğrenme fırsatı sağlanmış olacak. Ayrıca okulda klasik anlamda üniversiteye hazırlanma telaşı da olmayacak .Okulu bitirenler düzenlenecek birtakım kısa süreli yaratıcı meslek programları yolu ile o kadar çok şey öğrenecekler ki 12 yıl sonunda  Bill Gates gibi diplomaya gerek duymaksızın oldukça genç yaşlarında iş hayatına atılmayı düşünecekler ve muhtemelen bir çoğu ziyaret ettikleri ülkelerde kurulan bağlantıları değerlendirip kendilerine iş fırsatları yaratacaklar. İçlerinden akademik  diploma gereğini hissedenler ise çoğunlukla yabancı ülkelerdeki seçkin üniversitelerde okuyacak yada online diploma tercihini kullanarak ülkemizdeki sınav sistemine takılıp kalmayacaklar.

Melih Yalçıneli

www.yalcineli.com

8 Haziran 2003