|


| |
Küçük Mucitler
projesinin tarihi gelişimi
1988
de Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Eğitimi –Fizik
Öğretmenliği Bölümünü ilk mezun ve birinci olarak bitirdikten sonra 8 yıl kadar
ortaokul ve lise öğrencilerinin uluslararası bilim olimpiyatlarına hazırlanması
amacıyla özel çalışmalar yaptım. Bu devrede birlikte çalıştığımız öğrenciler o
yıllarda Türkiye’nin yurt dışında fizik dalında kazandığı madalyaların yarısını
aldılar,ilk defa en genç yarışmacı dünya rekorunu kırdılar ve Türkiye’ye
tarihindeki ilk Dünya Birinciliğini sağladılar. Birlikte çalıştığım öğrencilerle
elde ettiğimiz Fizik başarıları başka alanlardaki başarılara örnek oldu ve
1993’te Fizikte alınan ilk dünya şampiyonluğundan sonra Türkiye 1995’te
Biyolojide 1997’de Kimyada 1999’da Matematikte ilk dünya birinciliklerini elde
etti. Bilim olimpiyatlarıyla ilgilenen bir çok öğrenci öğretmen ve okul ortaya
çıktı. Hiç şüphesiz ülkemizin kendine güveninin artması ve geleceğin bilim
adamlarını yetiştirme açısından büyük önemi olan bilim olimpiyatları alanında
yaptığım öncü çalışmalar ile elde ettiğimiz başarılar sonucunda Türkiye’de bir
çok gencin bilime olan bakışı ve ilgisi değişti ve bu değişimde oldukça önemli
bir katkım oldu. Ancak aradan yıllar geçtikçe, gençlerimizi bilime, araştırmaya
ve buluşçuluğa yönlendirmek, onlarda açık toplum bilincinin gelişmesine katkı
sağlayacak yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerinin gelişmesi için bilim
olimpiyatlarının gerekli ancak yeterli olmayan bir çaba olduğunu düşünmeye
başladım. Bu çerçevede 1997-2003 yılları arasında eğitim teknolojileri, eğitim
yönetimi, proje yönetimi alanında yaptığım çalışmalarla kendimi geliştirerek fen
eğitimi alanında etkisi daha güçlü bir toplumsal harekete ön ayak olma isteğini
hissetmeye başladım.
2001 Mayıs ayında
Doğan Medya Grubunda görevli olduğum okulum.com projesinin
sona erdirilmesinden sonra yaklaşık 9 ay kadar süren bir serbest çalışma dönemim
oldu. Bu dönemde diğer çalışmalarım yanında bir yandan da yaklaşık 6 ay sure (
2001 Eylül- 2002 Şubat) ile bir iş adamının 14 yaşında olan çocuğuna fizik
olimpiyatlarına hazırlık amaçlı dersler vermeye başladım. Bir sure
sonra öğrencimin oldukça ağır olan olimpiyat müfredatı altında yorulması üzerine
bu öğrencime bilimi sevdirmek amacıyla teoriden daha çok deney ağırlıklı bir
program uygulamaya başladım.
http://www.yalcineli.com/yeni_sayfa_2.htm Bu sırada 13 Aralık 2001 de
NTV de çıkan “Fen eğitimi hayattan kopuk’ konulu, Gülseren Güver imzalı haberde
“İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nce Milli Eğitim Bakanliği’na sunulan bir
raporda, ilköğretim okullarında verilen fen eğitiminin tahta-tebeşir tekniğinin
ötesine geçemediği, dolaplarda pahalı cihazlar bir yana kuvvetli bir mıknatısın
dahi bulunmadığı vurgulandı……… raporda, çocukların araştırıcı özelliklerinin,
7-12 yaş arasında en üst düzeye çıktığına ancak bu dönemde verilen fen
eğitiminin çok yetersiz kaldığına dikkat çekildi…….Okullardaki fen eğitimi
çocukların merakını ve araştırıcılığını köreltiyor.İlköğretim okullarının
çoğunda fen laboratuvarı lüzumsuz görülmüş, açılan laboratuvarlar da kapatılıp
dersane yapılmış Dolaplara yerleştirilen aletlerin çoğu bozuk veya işlemez
durumda. Dolaplarda kuvvetli bir mıknatıs dahi yok.Öğretmenler, kalabalık
sınıflarda bireysel eğitim yapılamayacağı fikrini kabul etmiş durumda.Neyi
gösterdiği, neden yapıldığı, ne sonuç bulunduğu ve günlük hayatla bağlantısı
anlaşılamayan “gösteri deneyleri” yasak savmadan öteye geçemiyor Fen dersleri
tahta-tebeşir tekniğiyle, doğa gerçeğinden kopuk, kuru, arada problem çözme,
tanımlar yapıp yazdırma, arada soru sorup cevap alma şeklinde, yerleşik öğrenim
düzeni içinde işleniyor.Bu haliyle fen eğitimi öğretmen merkezli, ezberci ve
otoriter. Öğrencinin kendine güvenip yaratıcı fikirler üretmesine, kişiliğinin
gelişmesine imkan vermiyor.” yazmaktaydı.
Bu haber benim o
sırada öğrencim olan Zübeyr Demir ile yaptığım deney ağırlı çalışmanın önemini
ortaya koymakta ve esas önemli kitlenin 7-12 yaş arasındaki çocuklar olduğu
konusunu vurgulamaktaydı. Ben de bu haber ve içinde yer alan rapor üzerinde
çözüm üretebilir miyim diye düşünmeye başladım. 500 bin kadar öğretmeni
eğitmenin, binlerce okulu laboratuar malzemeleriyle donatmanın ve yüzyıllara
yayılmış eski alışkanlıkların değiştirilmesinin zorluklarını düşünerek bu konuda
pratik ve yaratıcı bir çözüm aradım. Kısa süren bir çalışma sonucunda evlerde
bulunabilen yada marketten alınabilecek basit malzemelerle ilk öğretim
öğrencilerine yönelik son derece çekici deneylerin yapılabileceğini gördüm. Bu
projeyi Geleceğin Buluşçuları adında isimlendirdim ve proje henüz uygulamaya
geçmeden yaptığım ön tanıtımlar sonucunda projem gazetelerin, dergilerin,
yazarların, iş adamlarının ve bazı velilerin ilgisini çekti.Projenin bu ilk
halini aşağida görebilirsiniz. Daha sonra Dünya Bankası projesi
nedeniyle İstanbul’u terketmek zorunda kalıp Ankara’ya geçtim. Bu sırada Zorlu
Grubu Nisan 2002’ de proje ile ilgilendi ve 35 ilde 55 bin öğrenciye 18 ay sure
ile uygulanmasına yönelik bir proje planı istedi. Bunun üzerine
http://www.yalcineli.com/geleceginbulusculariproje.htm ve
http://www.yalcineli.com/geleceginbulusplan.htm adreslerinde yer alan iş
planları ortaya çıktı.
Geleceğin Buluşçuları
Projesi
| |
|
|

EVDE BİLİM
DENEYLERİ
Science Experiments at home
Amaç:
Çocuklarınız için evde bilim deneyleri adında bir program
hazırladık. Amacımız ev ortamında pahalı olmayan pratik malzemelerle
çocukların "hoşlandıkları" bilimsel deneyleri ve aktiviteleri
yapmaları, kendi deney düzeneklerini ve aletlerini tasarlamaları,
hatta bu deneyleri geliştirip proje geliştirmeleri, yarışmalara
hazırlanmalarına yardımcı olmaktır.
Program :
Evde bilim deneyleri programi cercevesinde katılımcılar ile her
hafta 90 dakika ofisimizde grup seansları duzenlenir. Gruplar 6-9,
10-12 ,13-16 yaşlar ile yetişkinler olmak üzere dört kategoride
olabilmektedir.
Programlar isteğe bağlı
olarak bireysel olarak evinizde , bir grup oluşturulması halinde
semtinizde yada okulunuzda da düzenlenebilmektedir. Malzemelerin
temini ailelere bırakılmış olup genelde ailenin desteği ile
kolayca temin edilebilecek ucuzluk ve kolaylıktadırlar. Programlara
büyükler de isterlerse gözlemci olarak katılabilirler. Deney ve
aktivitelerden sonra konu ile ilgili teorik bilgiler ve hayattaki
uygulamalara da girilmektedir.
Istanbul disindaki
illerde 12 kişilik bir grup oluşturulması halinde program
başlatılabilmektedir.. |
Program ile ilgili
bilgi almak ve ön kayıt yaptırmak için
533-3585049
312-2400654
nolu telefonları
arayabilirsiniz.
Projenin önemi ve
faydaları: Dönüp okul
yıllarımıza baktığımızda aklımızda olumlu olarak kalan şeyler
sınavları geçmek için ezberlediğimiz şeyler değil , çoğu zaman
sıkıcı ve dar sınıfların dışında yaptığımız deneyler, aktiviteler
yada gezilerdir. Yine çoğu zaman okulda bireysel deney yapmaya
imkanlar, zaman ve fırsatlar yeterli olmadığı için ülkemizde buluş
ve icatlar yapılamamaktadır. Hatta pasif bir deney yapmaktan daha
çok deney düzeneğini kurmak yada alet yapmak öğrenme açısından
bizlerde olumlu etkiler oluşturur.
ABD de sadece son 3
günde yapılan patent başvurusu ülkemizde son 200 yılda yapılan
başvurudan daha fazladır. Buluş yapma, temelleri çok küçük
yaşlardan itibaren atılması gereken ve gelişmiş ülkelerin son derece
önem verdikleri bir beceridir.Evde bilim deneyleri programı sadece
bilim, mühendislik ve teknolojiye eğilimli çocuklar değil her
insanın bireysel ve beyinsel gelişiminde az yada çok ilgilenmesinde
faydalı olabilecek bir çalışmadır. |
|
Fen eğitimi hayattan kopuk’
13 Aralık 2001, Gülseren Güver - NTV
İlköğretim okullarında verilen fen eğitiminin, “hayattan kopuk,
kuru, ezberci ve otoriter” olduğu ve çocukların kişilik gelişimine
imkan vermediği belirtildi.
...............................................................
İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nce Milli
Eğitim Bakanliği’na sunulan bir raporda, ilköğretim okullarında
verilen fen eğitiminin tahta-tebeşir tekniğinin ötesine geçemediği,
dolaplarda pahalı cihazlar bir yana kuvvetli bir mıknatısın dahi
bulunmadığı vurgulandı.İlköğretim okullarındaki fen bilgisi
eğitimini, İstanbul’da masaya yatıran Milli Eğitim Müdürlüğü
uzmanları ve Atatürk Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayla
Gürdal, Milli Eğitim Bakanlığı’na çarpıcı bir rapor sundu. Fen’in
hayatın bir parçası olduğu ve aslında okul öncesi dönemde başlaması
gerektiği vurgulanan raporda, çocukların araştırıcı özelliklerinin,
7-12 yaş arasında en üst düzeye çıktığına ancak bu dönemde verilen
fen eğitiminin çok yetersiz kaldığına dikkat çekildi.Raporda fen
eğitimindeki yetersizlikler şöyle ortaya konuldu:Okullardaki fen
eğitimi çocukların merakını ve araştırıcılığını
köreltiyor.İlköğretim okullarının çoğunda fen laboratuvarı lüzumsuz
görülmüş, açılan laboratuvarlar da kapatılıp dersane yapılmış
Dolaplara yerleştirilen aletlerin çoğu bozuk veya işlemez durumda.
Dolaplarda kuvvetli bir mıknatıs dahi yok.Öğretmenler, kalabalık
sınıflarda bireysel eğitim yapılamayacağı fikrini kabul etmiş
durumda.Neyi gösterdiği, neden yapıldığı, ne sonuç bulunduğu ve
günlük hayatla bağlantısı anlaşılamayan “gösteri deneyleri” yasak
savmadan öteye geçemiyor Fen dersleri tahta-tebeşir tekniğiyle, doğa
gerçeğinden kopuk, kuru, arada problem çözme, tanımlar yapıp
yazdırma, arada soru sorup cevap alma şeklinde, yerleşik öğrenim
düzeni içinde işleniyor.Bu haliyle fen eğitimi öğretmen merkezli,
ezberci ve otoriter. Öğrencinin kendine güvenip yaratıcı fikirler
üretmesine, kişiliğinin gelişmesine imkan vermiyor.Profesör Ayla
Gürdal’in saptamalarına dayanan bu rapor, Bakan Metin
Bostancıoğlu’nun da ilgisini çekti. Bostancıoğlu, raporun incelenip
bütün illere dağıtılmasi için Talim ve Terbiye Kurulu’na talimat
verdi.Fen eğitiminin durumunu bütün çıplaklığıyla ortaya koyan
raporda, deneyin yararları da sıralandı:Deneyde seyretmek, hayal
kurmak yoktur. Deney sırasında çocuk hem araştırır, hem öğrenir, hem
kendini disipline eder |
 |
Milliyet, 8 Ocak
2002 , Melih Aşık, Çocuk ve bilim |
Milli Eğitim Müdürlüğü’nün
son raporunda ilköğretim okullarında verilen Fen eğitiminin tahta -
tebeşirden öteye gitmediği, dolaplarda bir mıknatısın bile
bulunmadığı anlatılıyor... Melih Yalçıneli bu fakirliği hafifletmek
için bir site kurmuş... Amacı şöyle özetliyor:
"... Ev ortamında pahalı olmayan pratik malzemelerle çocukların
hoşlandıkları aktiviteleri seçerek bilimsel düşünme becerilerini
geliştirdikleri deneyler yapmalarına yardımcı oluyoruz. Ayrıntılı
bilgiyi ( http://www.yalcineli.com/gencbuluscular.htm ) adresinde
bulabilirsiniz.
Hürriyet
, Bilim ve Teknoloji Gazetesi, 1 Haziran 2002
Bir bilim meraklısı hazırladığı
internet sitesinde çocukların evde basit bilimsel deneyler yapmasına
yardımcı oluyor. "Amacımız ev ortamında pahalı
olmayan pratik malzemelerle çocukların hoşlandıkları aktiviteleri
seçerek bilimsel düşünme becerilerini geliştirdikleri deneyler
yapmalarına yardımcı olmaktır." diyor site yöneticileri.
Akşam , Canteen Dergisi, 21 Ocak 2002
Denemeden
Bilemezsin ! (You can not know
without experimenting)
Fizikle aranız iyi
değil mi?Artık kaygılanmanıza gerek yok....Siz fizik dersinde
anlamadığınız yerleri söyleyin.Fizik öğretmeni Melih Yalçıneli
deneyler yaptırarak kabusunuz olan bu dersi sevmenizi sağlasın.
Bir devlet okulunda okuyup ta fizik
dersinde deney yapıldığını hatırlayan kaç kişi var aranızda?O
birbirinden karmaşık kuramları anlamaya çalışırken soğuk terler
döken az kişi yoktur herhalde...Tüm bunları tecrübelerimize
dayanarak yazıyoruz tabi ki..İşte öğrencileri bu kabustan kurtarmak
, fizik dersini daha sevimli hale getirmek için kolları sıvayan bir
fizik öğretmeni öğrencilerin imdadına yetişti..Okullarda fizik
derslerinde öğretilen bilgilerin öğrencilere ilginç gelmediğini
düşünen Fizik öğretmeni Melih Yalçıneli öğrencilere fizik bilimini
sevdirmek için deney yaptırmak gerektiğini savunarak yola çıkmış
.......(Yazının
devamı)
Cumhuriyet
Gazetesi 6 Şubat 2002 Figen Atalay
Geleceğin
Buluşçuları Projesiyle anne babalar çocukla birlikte kurs görüp
deney yapacak
Haydi Eve Kar Yağdıralım (
Let's snow at home)
Çocuklarınızla birlikte evde bilim
deneyleri yapmaya ne dersiniz?Bir pipetten müzik aleti yapabilir
,evinizin içine kar yağdırabilirsiniz.Evinizde güneşin sıcaklığını
ölçebilir, böceklerin su üstünde nasıl yürüdüklerini gözlemleyerek
öğrenebilirsiniz.Bunlar gibi yaklaşık 100 deney ve aktiviteyi siz
yada çocuğunuz küçük bir kurs gördükten sonra evde
yapabileceksiniz........(
Yazının devamı
) |
|
Geleceğin Buluşçuları
Programında yer alan deneyler
Experiments that exist in the
programme
- Bisiklet sürerken neden daha kolay
dengede kalırız
- Vücudumuz elektrik akımı üretir mi
- Bir CD de bilgi nasıl depolanır
- Hız kolayca nasıl ölçülür
- Dünyanın çekim gücünü ölçelim
- Gözlüğümüz görmemize nasıl yardımcı
olur
- Limondan pil yapalım
- Barajlarda elektrik enerjisi nasıl
üretilir
- Sirke ile oyuncak bir bomba yapalım
- Ay ufukta iken tepedeki haline göre
neden daha büyük gözlenir
- Havada uçma sihirbazlığı
- Renkleri nasıl görürüz
- Gözümüzdeki "görmeyen" nokta
- Buz patencileri nasıl kayarlar
- Çizgi film yapalım
- Bir hortum yada kasırga nasıl oluşur
- Mıknatısın gücünü ölçebilir miyiz
- Neden balonlar duvarlara yapışır
- Küçük bir mikroskop yapalım
- Çok büyük sabun köpükleri yapalım
- Depremi ölçen bir cihaz yapalım
- Bir pusula yapalım
- Bir elektrik motoru yapalım
- Bir teleskop yapalım
- Ay neden dünyaya düşmez
- Bir dağın yüksekliğini tahmin edelim
- Su üstünde böcekler nasıl yürürler
- Bir mikrofon yapalım
- Bahçede göktaşları arıyoruz
- Bir güneş enerjisi fırını yapalım
- Güneşin sıcaklığını ölçüyoruz
- Bir testereyi müzik aletine
çevirebilirmiyiz.
- Bir hoverkraft yapalım
- Yağmuru tahmin eden bir cihaz yapalım
- Hava basıncı ne kadar güçlüdür
- Bir mıknatıs yapalım
- Bir fotoğraf makinesi yapalım
- Evde bulut yapalım
- Evde şimşek oluşturalım
- Evde kar yağdıralım
- Bir denizaltından deniz üstündeki
gemiler nasıl gözlenir
- Yerçekimini yenebilir miyiz
- Müzik aletleri nasıl çalışırlar
- Balıklar nasıl kolayca derine dalarlar
- Neden dağa ağır olan arabalar kaza
sırasında güvenlidir
- Elektrik akımı frekansını gözleyebilir
miyiz
- Görme beyinde mi gözde mi gerçekleşir
- Ses bombası yapabilir miyiz
- Gözle görülmeyen gizli yazılar yazalım
- Arabaların motorları nasıl çalışır
- Çatal kaşık ve bıçakla yapılacak basit
deneyler
- Bitkiler yer altından suyu nasıl
çekerler
- Bir pipetten müzik aleti yapalım
- Bir uçak nasıl havada kalır
- Derimizde kaç çeşit sinir hücresi
vardır
- Bir termometre yapalım
- Bir telgraf yapalım
- Güneş gözlüğü gözümüzü güneşten nasıl
korur
- Güneş enerjisini elektriğe çeviren bir
alet yapalım
- Su kullanarak bir mercek yapalım
- Merkezkaç kuvvetini sıvılardaki
etkisini inceleyelim
- Sürtünme kuvvetini nasıl yok
edebiliriz
- Görüntüsü olan ama kendisine
dokunamadığımız bir sihirbazlık numarası yapalım
- Bir aracın ağırlığını lastiklerine
bakarak ölçelim
- Piza kulesi yapalım
- Hava tahminleri neden bazen tutmaz
- Beynimiz hareketi nasıl algılar
- Yıldızlardaki elementleri analiz
edelim
- Işık şiddetini ölçen bir alet yapalım
- Kısa devre nasıl yapılır ne işe yarar
- Tat ile koku arasındaki ilişkiyi
keşfedelim
- Rüzgarlar köprüleri nasıl yıkarlar
- Neden depremde bazı binalar yıkılmaz
- Dünyanın yaşını ölçelim
- Televizyonda görüntü nasıl oluşur
- Gözümüzdeki hangi hücreler tehlikeleri
farkeder
- Elektronları manyetik alanda
saptıralım
- Buz patencileri kendi etraflarında
hızlı dönüşü nasıl başarırlar
- Bir kapı zili nasıl ses çıkarır
- Bir cismin sonsuz görüntüsünü
oluşturalım
- Işık şiddeti uzaklığa bağlı olarak
nasıl değişir
- Uydu antenleri sinyalleri nasıl toplar
- Gazların molekül yapısını keşfedelim
- Evde sis oluşturalım
- Elektrik yükünü ölçen bir alet yapalım
- İçi sıvı dolu ve katı olan yuvarlanan
silindirler neden farklı hareket ederler
- Halıda yürürken neden bizi elektrik
çarpar
- Hayvanlar avlarına saldırmak veya
korunmak için nasıl kamufle olurlar
- Işık bükülür mü?
- Telefon konuşmalarımız cam kablolarda
nasıl taşınır
- Rezonansı keşfedelim
- Lazer ışığını aydan dünyaya yansıtan
bir ayna yapalım
- İnşaatlarda yalıtım için neden özel
maddeler kullanılır
- Dünyanın manyetik alanını nasıl
ölçeriz
- Atmosfer neden mavidir
Çoluk Çocuk Dergisi, Şubat 2002 Sayı
11
Gelin Evde Deney
Yapalım (Let's experiment at home)
"Vücudumuz elektrik akımı üretir mi?",
"Bisiklet sürerken neden daha kolay dengede kalırız?","Neden balonlar
duvara yapışır?" gibi soruların yanıtlarını merak ediyor musunuz?Peki
pusula yapmayı, bir testereyi müzik aletine çevirmeyi yada limondan pil
yapmayı öğrenmek ister misiniz?.... (
Yazının devamı )
Yerçekimini yenebilir miyiz? (Can
we overcome gravity)
09 / 01 / 2002, Bilişim Cumhuriyeti
Bilim Olimpiyatlarında ilk
dünya şampiyonu olan ögrenciyi çalıştıran Melih Yalçıneli, "Geleceğin
Buluşçuları Programıyla" sadece 6-16 arası yaş grubu öğrencileri değil,
yetişkinleri de hedefliyor. Programda, "Havada uçma sihirbazlığından",
"Elektrik motoru yapımına" kadar, üstelik basit malzemelerle
gerçekleştirilebilen 58 adet deney bulunuyor......
( Yazının devamı )
10.Ocak.2002
Mucitliğe ilk
adım
|
|
Sizlerden gelen olumlu
tepkiler :) ( Your evaluations)
Ben bir kimyager olarak
yıllardır acaba çevremdeki çocuklara etrafımızda her gün yaşadığımız
kimyayı fiziği tanıtmak için nasıl deneyler yapsam diye arka planda
düşünüp dururdum. Sizin bu olayı gerçekleştiriyor olmanız beni çok
heyecanlandırıyor ve tüm tanıdıklarıma mailinizi yolladım. İlginin büyük
olacağına inanıyorum.Deneylerin bazılarına büyümüş bir küçük olarak
katılmak isterim.Ayrıca Eskihisar'da Club Atabay diye 25 odalı
otelimizde arkadaşların çocuklarına böyle bir eğitim organize edebiliriz
diye
düşünüyorum. Zeynep Atabay , 7.Ocak.2002
Cok yaraticisiniz. Cocuklari olan ailelere forward etim. Iyi seneler.,
Reşit Ergener , 7 Ocak 2002
Programınızı inceledim,
gerçekten sizi kutluyorum, mükemmel bir çalışma... İlkay Öztürk
CD-Rom Data, 7 Ocak.2002
Bence bu Turkiyede yapilan
egitim uzerine ilk Buyuk Devrim ...........Yurtdisindaki Turk ailelerin
cocuklarinida unutmayin,.... Nurdoğan Şengüler , 9.Ocak.2002
Her yil uc ayligina Turkiye'ye geliyoruz.Kizim
7 yasinda. Orada bulundugumuz sure icerisinde Istanbul yada Izmit'te
bu turde ve kizimin yas gurubunda cocuklar icin hazirlanmis ev ,otel
vb.gurup toplantisina katilmak,takip etmek bizim icin zevk olacaktir,Boyle
bir grup hazirlanirken bizide listenize koymanizi ve diger gruplar
olusurken ailelere mail listemizi verebilileceginizi bildirmekten
mutluluk duyarim. Nuran A.Otts , ABD , 10 Ocak 2002
Geleceğin Buluşçuları
programızızı çok beğendim. Umarım tüm ülkeyi kapsayacak şekilde geniş
bir programa dönüşür.Yıllar önce bir belgeselde çiğ yumurtayı 10 metre
yüksekten serbest düşüş ile bıraktığımızda kırımamasını sağlayacak bir
buluş yapılması konusunda yarışma yapıldığını görmüştüm. Yarışma her yaş
gurubununa açıktı ve çok eğlenceliydi. Şimdi siz benzeri bir uygulamayı
hayata geçiriyorsunuz. İnanılmaz pırıltılar saçan küçük beyinler bilgiye
ve öğrenmeye aç. Bizim onlara batı taklitçiliği şeklinde ingilizce
öğretmeye çalışmamızdan veya 3-4 yaşında okuma-yazmaya zorlamamızdan
daha çok hayatı tanımaya ihtiyaçları var.Benim 3 yaşında bir kızım var.
Henüz programa katılmak için yaşı küçük ama şimdiden gemilerin nasıl
yüzdüğü, yağmurun nasıl yağdığı ve mıknasısın nelere yapıştığı konusunda
deneyler yapabiliyoruz. Programa katılmayı çok istememe rağmen hem
kızımın yaşı hemde cumartesi dahil çalışıyor olmam nedeniyle şimdilik
katılamıyoruz.Çocuklarının düşünebilen, karar verebilen ve dünyayı
sorgulayabilen bireyler olarak yetişmesini isteyen ebeveynler inanın çok
fazla. Eğer deneylerinizi kitap haline getiririseniz çok daha geniş
çevrelere ulaşabileceğinizi düşünüyorum. Yada bu mümkün olmazsa internet
üzerinden bir eğitim programı başlatabilirsiniz. , Devrim KEBABCI
, 11.Ocak.2002 |
|
|