Gelişim projeleri
Mucit Amca Bilim Gösterileri Öğretmen Eğitimleri Sıradışı Fikirler AB Projeleri Seminerler Koçluk Bilim projeleri Gelişim projeleri Olimpiyatlar Basında Mucit Amca Referanslar Kariyer İletişim English

Home
Eğitimin Sorunları
Özgürlük Okulu
Öğrenme Platformu
Hayat Kartı
Can ve Robotlar
Geleceğin Merkezleri
Kariyer Merkezi
İnovasyon Merkezi
EYDP
Yönetim Danışmanlık

 

CRM VE BİLGİ YONETİMİNE DAYANAN YENİ BİR EĞİTİM SİSTEMİ:

Tarım, sanayi ve bilgi toplumlarından sonra sırada Öğrenen Toplumlar gelmektedir.İnternet bireylerin bilgiye hızlı ve kolay erişmesini sağlamakta ve artık yeni öğrenme biçimleri ortaya çıkmaktadır. Eğitimin her kademesinde sınıfların kalabalıklaşması , masrafların artması, eğitim kalitesinin düşmesi yeni çözüm arayışlarını zorunlu kılmaktadır. E-learning endüstrisi bu sorunları çözecek ve ihtiyaçları giderecek önemli bir potansiyeldir. İnternet ile eğitim alanında geliştirilen teknolojiler sayesinde artık eğitim ve öğrenme sınıflardan evlere taşınmaya başlamış , toplu öğrenme kalkarak bireysel öğrenme olanaklı hale gelmiştir. Dünyada gittikçe yaygınlaşan CRM ve bilgi yönetimi yaklaşımları bu yazıda dile getirilmeye çalışılan sıradışı projenin çıkışına olanak sağlamıştır.

PROJENİN HEDEFİ

Bu yazıda paylaşmak istediğim projenin çıkış noktasını oluşturan  vizyonu anlatan seminer çalışmamı Öğrenme Devrimi sayfasında ve çözmek istediği problemleri Eğitimin Sorunları sayfasında bulabilirsiniz. Bu sayfada sıraladığım eğitim sorunları içinde en önemli olanının eğitimciler arasında rekabetin olmaması olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda özel okulların ve dersanelerin açılması kurumsal rekabeti belli ölçüde artırmış olsa da bireysel rekabeti tam olarak sağlayamamıştır.Sonuçta çocuğunuzu bir okula verdiğinizde ona ders verecek matematik öğretmenini siz belirleyemezsiniz. Yine bir kurumla anlaşma yapınca her bir ders için alacağınız hizmet farklı olsa da vereceğiniz ücret aynıdır. Hatta bir çok özel eğitim kurumunda öğretmenlerin fazla sivrilmeleri yöneticiler tarafından hoş karşılanmaz.Çünkü bireysel farklılıkların kurum üzerinde olumsuz etkileri olacağı düşünülür.

Bir okul bireysel gereksinimleri karşılamakta son derece yetersiz kalır.Genelde bütün öğrencilere aynı tip elbise giydirilmesi yada aynı menüden yemekler yedirilmesine benzer tarzda oldukça sınırlı konularda eğitim programları olur.Konularda derine inmeye fırsat olmaz.Bütün öğrenciler aynı hızda ilerlemek zorundadır.Öğrenciler ilgilensin yada ilgilenmesin konuları öğrenmek ve sınavları geçmek zorundadır.Ders konuları dünyadaki gelişmelere paralel olarak hızlı bir şekilde yenilenmesi zordur .Dersler çoğunlukla doğal, ilgi çekici değildir.Hayata, iş dünyasına ve mesleklere  hazırlayıcı programlar, geziler ve projeler yok denecek kadar azdır .(Geçiş döneminde bu soruna geçici çözümler içeren Özgürlük Okulu projesi ve Öğrenme Platformu projesi de yan tarafta yer almaktadır.) Ders süreleri sabittir ve biri bitince diğeri başlar. Dersler hep aynı binada, aynı sınıfta, aynı arkadaşlarla ve aynı öğretmenlerle işlenir. Okulların yatırımcı açısından bazı sorunları vardır.Yeni bir okul kurmak oldukça masraflıdır. Binalara , tesislere ve kadroya yatırım yapmak ciddi zorluklar içerir. Geleneksel modelde verilen eğitimler merkezi otoriteler tarafından kontrol ve teftiş edilir. Velinin yada öğrencinin değerlendirmesi ciddiye alınmaz.Yani hizmetin kalitesini müşteri değil de ürünü ortaya koyanlar belirler !Yeni modelimizde ise verilen hizmeti değerlendiren diğer velilerin izlenimlerine ulaşabilmek mümkündür.

Bu ve buna benzer bir çok sorunun temelinde aslında sistem sorunu yatar.Sistem bundan yüzyıllarca önce böyle kurulmuştur ve kimse sistemi değiştirmeye cesaret edememekte yada değişen sistemin yerine ne konulacağı bilinememektedir.Sanayi döneminin fabrika mantığına göre kurulmuş olan okullar ve benzeri eğitim kurumları bilgi çağının gerektirdiği esnek , küçük, bireysel gereksinimleri karşılayabilen özellikler taşımaz.Bundan bir asır kadar önce ABD de ilk asma köprülerden biri yapıldığında yaklaşık olarak 50 yıl boyunca arabalar hem gidiş hem de dönüşte ücret ödemişlerdir. Zaman içinde trafik sıkışıklığı ve kuyruklar oluşmaya başlayınca gidiş ve dönüş ücretinin bir defada alma çözümü üretilmiştir.Demek istediğim bazen yanlış bir sistem hatası aradan geçen çok uzun yıllar sonra keşfedilebiliyor.Eğitim camiasında sorunların çoğu çocuklarımız öğretmenlerimiz yada yöneticilerimize ait değildir: Sisteme aittir. Okulları bilgisayarlarla uydularla hatta en pahalı teknolojik aletlerle donatsanız  en yetenekli eğitimcileri bulup getirseniz de sistemi değiştirmezseniz bu sorunlar bu şekilde devam edecektir.

PROJENİN GÖRÜNTÜSÜ

Önerdiğim modelde geleneksel okullar yada dersaneler yerine son derece küçük, çok az bir yatırım gerektiren öğrenme ofisleri yer almaktadır.Bir kaç sınıfı da olan bu ofisler beynimizin hücreleri gibi kendi aralarında bir network oluşturmuşlardır.Oluşan bu ağın görevi öğrenmek isteyenler ile öğretmek isteyenler arasında köprü kurmak ve aracılık yapmaktır.Sistemin ayakta kalmasını sağlayacak gelir öğrenme programları için ödenen ücretlerinden alınan belli bir komisyon ile yıllık bazda her bir öğrenciden alınan danışmanlık hizmeti gelirleridir.

Sistemin nasıl işleyebileceğini anlamak üzere somut bir örnek verelim.Bir veli 2005-2005 öğretim yılında çocuğunun ilgi alanları ve gereksinimlerine uygun olarak nasıl bir öğrenme programı alacağını belirlemek üzere bu merkezlerden en yakın olanına gider.Kendisine okul ve dersanelerde sunulan 10-15 ders yerine 3-5 bin kadar öğrenme programları içeren bir elektronik katalog sunulur. Bu katalogdan faydalanarak öğrenci , veli ve danışmanın ortak çalışması sonucu bu öğrenciye özel bir program oluşturulur.Bu tür bir programda aşağıda örneklerini vereceğimiz ilginç dersler yer alabilir:Balık tutma , Kağıttan uçak yapma , Çin yemeği yapma , Kazı yapma , Spikerlik , Kemençe çalma , Şifalı bitkiler , Film çekimi , Hikaye yazma , Radyo yayıncılığı , Reklamcılık , Karikatür yapma , Hayatta kalma eğitimi , Bu derslerin öğrenme ofislerinde gerçekleştirilmesi mümkün olabildiği gibi yapılan anlaşmalar çerçevesinde doğal ve gerçek öğrenme ortamlarında yürütülmesi de olanaklıdır.Hatta zaman içinde oluşacak  rekabet sonucu 5-10 matematikçi  bir araya gelerek bir matematik laboratuvarı kurabilirler. Network’la anlaşmalı olarak çalışmak isteyebilirler.

Bir dersi veren çok sayıda eğitimci olması durumunda alınacak ön bilgilere dayalı olarak veli ve öğrencinin öğretmen seçimi yapması mümkündür. Öğrenciler tamamen kendi istekleriyle ve kendileri gibi ilgi duyan öğrenciler ile birlikte bu programlara katıldıkları için unutulmaz öğrenme deneyimleri yaşarlar. Programların sonunda bu deneyimleri ve kazanımları belgeleyen sertifikalar elde ederler.Yıllar geçtikçe bu sertifikaların bir araya gelmesinden oluşan ve her öğrenciye göre farklı kombinezonlar oluşturan öğrenme dosyaları yada portfolyolar oluşur. Bu portfolyolar zaman içinde klasik okul diplomalarının yerine geçeceklerdir. Bu portfolyolerin yonetimine ilişkin sıradışı model ise  Hayat Kartı projemde  anlatılmıştır. Her semte dağılmış merkezlerde oluşan bilgi ağı içinde yüzbinlerce öğrenci veli ve eğitimciya ait en özel ilgi alanlarına varıncaya kadar bilgiler , binlerce bilgi beceri yetenek ve özel çalışma alanında ders içerikleri elektronik ortamlarda toplanır.Bu bilgiler internet ortamında  diğer elektronik öğrenme projeleri için kullanılabilecektir. Bu elektronik ortamlarda ilgili basit bir prototip model ise  http://www.yalcineli.com/birkitap.htm adresinde verilmiştir.

PROJENİN KATKILARI

Modelimizin başarı ile uygulanması ve yaygınlaşması halinde ülkemizde ve dünyada önemli değişikliklerin olabileceğini düşünüyorum. Belki ilk aşamada olmasa bile belli bir süre sonra modelin geleneksel okulların yerine geçebilecek bir yapıya doğru gideceğini düşünüyorum. Geleneksel okullara karşı en önemli tepki son yıllarda ABD de hız kazanan home-schooling uygulamasıdır ki yaklaşık olarak bir milyon kadar öğrenci evlerinde öğrenim görerek daha sonra da üniversitelere devam etmektedir.Okullara gitmeyen bu çocuklara hizmet veren yeni bir endüstri doğmaya başlamıştır. Ortaya koyduğum modelin ülkemizde başarılı ve yaygın olması halinde ülkemizde önemli bir eğitim endüstrisinin doğmasını bekliyorum.Öğretmenler memur olmaktan kurtulup kendi orjinal yetenekleriyle serbest piyasa şartları içinde hayatta kalmak için kaliteli hizmetler üretmeyi öğrenecekler ve profesyonelleşeceklerdir. Eğitimciler birer işçi olmaktan kurtulup meslektaşları ile bir araya gelerek ekipler oluşturacak ve yeni hizmetler üreteceklerdir.Çok sayıda eğitim yan endüstrisi gelişecektir.Çocuklarımız gerçekten nelere ilgi duyuyorlar ise onları öğrenecekler ve meslek hayatına çok küçük yaşlardan itibaren  hazırlanma şansı elde edeceklerdir. Bu konuda geleceğe yonelik olarak hayal ettiğim kurgusal tasarıma Can ve Robotlar sayfasından ulaşabilirsiniz.

Ülkemizde gelişen bu endüstri içinde çıkan yenilikler daha sonra dünyanın dört bir yanına pazarlanacaktır ve bütün dünyada yeni bir öğrenme akımı doğacaktır. Çok daha verimli hale gelen eğitim sistemimiz insan kaynaklarımızın değerlenmesine fırsat tanıyacaktır. Ülkemizde yetişen yeni yetenekler bir çok alanda önemli buluşlar ve faydalı çalışmalar yapacaklardır. Ülkemiz ve dünya kültürü zenginleşecektir. Aslında dünyada geleneksel okul sitemlerinin gittikçe etkisini yitirdiği bir döneme doğru ilerliyoruz.Toplumun büyük kesimleri ve iş dünyası doğal olmayan eğitim sistemi içinde hapsolan gençlerimizin zamanlarının  kaybolması, yeteneklerinin körelmesi ve öğrenme meraklarını yitirmeleri gibi sorunların farkındadır.İnsanlara doğal ortamlar sağlamazsanız bir süre sonra doğallıklarını kaybedeceklerdir. Günümüzde bir işe girerken artık üniversite diplomaları tek başlarına yetersiz kalmaktadır. Daha da ötesinde çocuklarımız girşimcilik yeteneklerini kaybetmekte ve kendi işlerini kurmak yerine bir kurumda memur veya işçi olarak çalışmayı doğal olarak görebilmektedirler. İş verenler diplomanın yanında ek beceri ve ilgi alanlarınıza aldığınız özel eğitimlere daha çok önem vermeye başlamışlardır.Microsoft benzeri yazılım firmaları sertifika programları üniversitelerin verdiği diplomlarla rekabet eder duruma gelmiştir.

Okullarda seçmeli dersler, kol faaliyetleri, klupler ve hobi gruplarının sayısı gittikçe artmaktadır.Ülkemizde bir okulda verilen ders türü 15 iken ABD gibi gelişmiş ülkelerde bu rakam seçmeli derslerle 150 ye kadar çıkabilmektedir.Özel ders piyasasında çok iyi para kazanan insanlar çıkmaya başlamıştır.Çok özel alanlarda eğitim hizmetleri veren öğrenme merkezleri açılmaya başlamıştır.Önerdiğimiz modelde bahsettiğimiz bilgi ağı  bu tür bağımsız çalışan hizmet verenleri organize edecektir ve bir öğrenme borsası oluşturup bu borsayı yönetecektir. Günümüzde bir kısım varlıklı aileler özel öğretmenler tutarak yada özel merkezlere göndererek çocukları için  özel öğrenme programları oluşturmaya çalışmaktadırlar. Düşündüğümüz model  bu çok sınırlı olan pazarı kitlelere yayarak eğitim sisteminin temelden değişmesine öncülük yapacaktır. Sistemin  populer hale gelmesi ile devletten özel kuruluşlardan ve vakıflardan da destek alarak ülke çapında bir öğrenme kampanyasına dönüşmesi ve geniş kitlelere yönelik ücretsiz hizmetlerin de sunulması gündeme gelebilecektir.  Bilgi yönetimine dayalı yeni bir öğrenme sistemi kurulmasını hedefleyen ve geniş hedefleri olan bu projenin yönetilebilir küçük bir pilot çalışma ile başlamasını öngören taslak çalışmanın  teknik detaylarını ise Geleceğim Merkezleri sayfasında goreceksiniz.